Zamanların en iyisiydi, zamanların en makûsuydu

Zamanların en iyisiydi, zamanların en makûsuydu

Mayıs 6, 2019 6 0 0

Kurt Cobain can vereli 25 sene oldu.
Son Seattle konserinde ‘Smells Like Teen Spirit’in ilk akorlarını çalmaya başladığında “İşte bu şarkı, bu kenti Amerika’nın en yaşanabilir kenti yaptı” diyordu. Yaşamına da işte o kentte son verdi. Müzik tarihinin gördüğü son devrimcinin hazin anısı, en heyecanlı ve en sıkıntılı zamanların iç içe geçtiği caddelerde yaşıyor.

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü

Yazarımız Cobain’in müdavimi olduğu barda…

Bu yazı Kurt Cobain’in can verdiği konutun önünde, kurumuş çiçekler, izmaritler, birkaç bira şişesi ve veda anekdotları dışında yapyalnız bir bankta yazıldı. 27 yaşında çenesine yasladığı tüfekle can verdiği konutta şimdi bir Microsoft zengini oturuyor. Kentin en acıklı hatırası, dev çitler, yüksek ağaçlar ve heybetli kapılar arkasında saklı. Sadece bir seneden azıcık fazla burada yaşasa da o hâlâ Seattle’a ait. Burası onun sayesinde, rock müziğin son devrimi grunge’ın yuvası.

Kurt Cobain, 20 yaşına kadar ‘Pasifik’in cehennem çukuru’ ya da ‘Kayıp adamlar limanı’ diye öğrenilen Aberdeen’de yaşadı. 70’lerde ve 80’lerde, oduncuların bıyıklarından bira sildiği, popülasyonu 10 bini geçmeyen bu sıkıntılı limanda Beatles dinleyerek gelişti. Ergenken terk edilmiş kilise avlularında, yıkık fabrikalarda, dostlarının rutubetli bodrumlarında takıldı. 20 yaşında da ölü sıçanı Kitty’nin kafesini, plaklarını ve birkaç parça giysisini alıp burayı terk etti.

class=’cf’>

Efsaneye haksızlık mı hatırasına hürmet mi?

8 Nisan 1994’te tüm dünyayla beraber Seattle da sevgili altın çocuğunu uğurladı. Binlerce kalbi kırık hayranı kent merkezinde toplandı. En son görüldüğü bar Linda’s’ın önü gazeteci doluydu. Ama içeride yoğun bir suskunluk vardı. Cobain’in cesedi, Courtney Love’ın isteğiyle yakıldı, küllerinin yeri saklı yakalandı. Seattle’da evinin önündeki hırpani bank dışında onu anacak hiçbir şey yok. İzini sürmeye, hatırasını yaşatmaya çalışsanız sanki derinlere saklanan çok müstesna bir aile yadigârını kutsallığına hedeflemişsiniz gibi makûs sezersiniz. Kendini öldürmek için silah aldığı yer, içtiği sidik kokulu barlar, saklandığı küflü motel odaları tüm bitkinlikleriyle, hiçbir şey olmamış gibi duruyor. 25’inci senesinde hâlâ kentin en sosyete muhitindeki evinin önüne çiçek vazgeçmeye gelenler mahalle uysallarını ‘rahatsız ediyor’. Belki Seattle biricik efsanesine haksızlık ediyor, belki de o böyle isterdi diye hatırasına hürmet dinliyor. Grunge’ın bedeli turistik mağazalarda kareli gömlek satmaya düşmüş olsa da, dünyayı yerinden oynatan üç senenin hikâyesini en iyi bu sıkıntılı Pasifik kıyıları biliyor.

Grunge bir mitolojiye dönüşüyor

Daha Öncekinden müzik mevzusunda ciddiysen Los Angeles’a ya da New York’a gitmen gerekirdi. Seattle, alabildiğine hoş, hazin, sırlı ve şiirsel Kurt Cobain sayesinde paradokslu, soğuk hatta yabani bir kent olmaktan çıkıp müzikal kültürü kutlayan en azından görünürde bir yere dönüştü. Dünyanın her yerinden sanatçılar buraya akmaya başladı, kent bir anda yaratıcılığın filizlendiği faydalı topraklara dönüştü. Bugün hâlâ onlarca mekânda, haftanın her günü iyi müzik dinleyebilirsiniz. Ama gitgide gelişen ekonomi, yükselen hayat şartları ve teknoloji işletmelerinin patlaması, sanatçıların eforlarının yettiği Tacoma, Olympia gibi şehirlere taşınmasına neden oluyor. Daha Öncekinden Nirvana gibi grupların çaldığı konser salonlarının yerini gökdelenler alıyor. 25 sene sonra 90’ların grunge civarı, kendini bir mitolojiye teslim ediyor.

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü

Jacob McMurray, Seattle Pop Kültür Müzesi MoPOP ‘Nirvana’ sergisi küratörü

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü

Cobain’in 1994’te can verdiği konutu Courtney Love sattı. Hatırası, konutun yanındaki Viretta Park’taki bankta veda anekdotları, bir çift Converse ve çiçeklerle yaşatılıyor.

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü

1992’de açılan Linda’s grunge senelerinin en hareketli mekânlarındandı. Cobain can vermeden birkaç gün evvel, her şeyiyle aynen korunan bu barda görüldü.

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü

Seattle’ın en tekinsiz sokağı Aurora’nın üzerindeki Marco Polo Motel’in 226 numaralı odası, son senelerinde Cobain’in uyuşturucu kullanmak için gittiği yerdi.

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü

Cennetten de Ağır Charles R. Cross Epsilon / 440 sayfa / 39.50 TL
 

 

 

Tags: kurt cobain, kurt cobain courtney love, Smells Like Teen Spirit Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir