Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiye'nin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz…Türkiye’nin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor

Mart 10, 2019 44 0 0

Çok soğuk. Dört duvar arasında değilmişiz, üzerimizde çatı yokmuş gibi soğuk. Sobanın cılız yandığı yan odanın kapısı açıldığında, henüz yeni ayaklanmış bir bebek çıplak ayaklarıyla buz gibi taşa basıyor. Evde koltuk yok. Aralanan kapıya bakılırsa yatak da yok… Anne, baba ve üç küçük çocuğu evde halının üzerinde uyuyor. Burası, Eskişehir’de Suriyeli bir mülteci ailenin evi. İki yıl önce Haseke’den gelmişler. Evin hanımı Ravze Al Muhimid, “Altı aydır bu mahallede oturuyoruz ama evimize kimse gelmiyor. İyi insanlar ama kaynaşamadık” derken ne kadar da iyi niyetli. Hemen karşı apartmandaki komşusunun bize camdan “Bize gelmezsiniz. Suriyeliler olunca hemen gelirsiniz” diye bağırdığından bihaber. (İpek İzci)

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor

Röportaj yaptığım 43 kişiye bazen birden fazla tercümanla gittik. Beni en çok çocuklar etkiledi. Hemen her evde tercümeyi burada Türkçe öğrenmiş çocuklar yapmak istedi. Sekiz yaşındaki Ahmet’in, “Sınıfta bazı arkadaşlarım Suriyelilerle dalga geçiyor ama ben takmıyorum ki kafama” deyişi asla aklımdan çıkmayacak.
Hayalim üniversiteyi bitirmek
Ferya Mansur, 18 – MARDİN

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


18 yaşındayım, bir kızım var, eşimden ayrı yaşıyorum. 16 yaşımda burada bir Suriyeli’yle evlendim. Yapamayınca onu terk edip ailemin yanına geri döndüm ve hamile olduğumu öğrendim. Hayalim üniversiteyi bitirip meslek sahibi olmak. Kızıma iyi bir hayat sunmak istiyorum. Biz burada özgür hissediyoruz, bunu tarif edemem. Bizim orada bunlar konuşulmaz bile.
Gazeteciyim, temizlik işçiliği yapıyorum
Suhir, 46 – İSTANBUL
(Soyadını söylemek istemiyor)
Beş sene önce Humus’tan geldim. Gazeteciyim. Burada temizlik işçiliği yaparak geçiniyorum. Oğlum ABD’de. Felsefe okumak için gitti ama ciddi sağlık sorunları var. İki senedir görmedim. Suriyelileri ABD’ye almıyorlar. Türkiye’de Amerika saatine göre yaşıyorum. Burada sıkışıp kaldım. Güçlü olmak zorundayım. Annem birkaç ay önce öldü. Artık onu göremeyeceğim bir Suriye’ye neden gideyim? Evin, bizzat sensin. Evine hangi eşyayı alırsan al, oraya ruh katacak şey, sadece sensin.
Kumamın çocukları yetim, eşim bırakamadı

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Wadha Elhasu Al Mujahir, 33
ESKİŞEHİR
Elif, Eylül, Ahmet ve Hüseyin. Kızlar burada doğdu. O yüzden Türkçe isim koymak istedik. (Kumasını sorunca) Çocukları yetim olduğu için eşim “Onları bırakamam” dedi. (Tam o sırada lafa oğlu Ahmet karışıyor: “Onların babaları olmadığı için biz onlara bakıyoruz. Burada mutluyum. En yakın arkadaşım Türk. Adı, Emirhan. Gülşen’i seviyorum. En sevdiğim dizi, ‘Cennet Mahallesi’ çünkü her gün delice şeyler yapıyorlar. Öğretmenler bazen Suriye’yi soruyor. Beşar Esad’ı duymadım. Erdoğan’ı duydum. Benim yurdum burası. Atatürk, bizim yurdumuzu kurtardı, savaşı durdurdu. Ben Türk askeri olmak istiyorum. Dünyayı kötülerden korumak için.”)

Tek hayalim çocuklarımın hayalleri
Betül Davut, 32 – MARDİN
32 yaşındayım, 7 tane çocuğum var. Evlenmeden önce liseye kadar okuyabildim ama hiç çalışmaya ihtiyaç duymadığım için bir mesleğim olmadı. 2015’te Halep’ten geldik. Mardin’i seviyorum, geri dönmeyi düşünmüyorum. Sıraç adında bir oğlum var, hayali Gaziantep’e gidip mesleğini eline almak. Bir diğer evladım ressam olmak istiyor. Hepsi okula gidiyor, çok çalışkanlar. Benimse bir anne olarak tek hayalim onların hayallerini gerçekleştirdiğini görmek.
Suriyeli kadınlar burada özgürleşti

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Leen B., 25 – İSTANBUL
Şam’dan 2012’de ayrıldım. Önce Cezayir’e, sonra buraya geldim. Türk kadınları bağımsız ve cesur. Suriyeli kadınlar da burada daha özgür hale geldi, farklı alanlarda kendilerini kanıtlayabildiklerini gösterdiler.
Suriye’de boşanmayı hayal bile edemezdim
Kifah Kıblevi, 42 – MARDİN
2012’de Kamışlı’dan kaçak geldik. Türkiye’ye geldikten sonra eşimden boşandım. Dikiş işinde çalışıyorum ve evlere gündeliğe gidiyorum. Suriye’de eşimden boşanıp, çalıştığım, çocuklarıma kendi paramla baktığım bir hayatı hayal bile edemiyorum.
Kimyagerim, iş bulamıyorum

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Ahd Jadouh, 32 – BURSA
Kimyagerim. Suriyeli olduğum için işe almıyorlar. Çocuklarım iyi eğitim görsün diye buraya geldim. Kızım okula ilk başladığında öğretmeni ona kötü davranıyordu. Bir Suriyeli arkadaşı vardı. Öğretmen Arapça konuştuklarını duyunca ona bağırıyordu. Başka bir okula yazdırdım, yeni öğretmeni iyi davranıyor. Hatta kızıma “Sen ne çalışkansın, sen Türkçeyi iyi konuşuyorsun” diyor.
Doğum yaparken doktor beni azarlıyordu
Dilşad Barakat, 28 – BURSA
İki yıl önce Afrin’den geldik. (Kayınvalidesi araya giriyor: “Bir dizi vardı. Aşk-ı Memnu… Bursa adını o dizide duymuştuk.”) Buraya geldiğimizde hamileydim. Bazı günler doktorların yanından ağlayarak çıkardım. Doğumu hastanede Türk doktor yaptı. O gün de kalbimi kırdılar. Soru sordu, cevabını bilmiyordum. Doğum yaparken bana sinirlendi, azarladı. Ama iyi davrananlar çoğunlukta.
Kızımla Kürtçe konuşunca rahatsız oluyorlar

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Laila Farho, 56 – İSTANBUL
Hem Suriyeli hem Kürt olduğum için komşuların beni sevmediklerini hissediyorum. Kızlarımla Kürtçe konuştuğumda rahatsız olduklarını belli ediyorlar. Türkiye’nin en sevdiğim yanı, siz kadınlar çıkıyorsunuz, giriyorsunuz, kimse bir şey söylemiyor. Türkler burada hepimiz maaş alıyoruz sanıyor. Bizimle konuşurken “Maaş?” diye soruyorlar. Kızıma “Onlara maaş almadığımızı anlat” diyorum.

Yeşilköy’de denizi gördüm, çok güzeldi
Leyla M., 41 – İSTANBUL
Dört çocuğum var. Ev hanımıyım. Altı yıl önce Halep’ten geldik. Çocuklarımın istediklerini alamıyorum. 10, 15, 24 ve 25 yaşındalar. Hayatım böyle olsun istemiyorum. İş kadını olmak, iş ihtiyacı olan kadınlara yardım etmek isterdim. Bir aile apartmanında oturuyorum. Komşular oturmaya gelir. Ev sahibiyle çat pat anlaşıyoruz. “Sen bu evden çıkarsan senden başka kimseyi oturtmam” diyor. Onun ailesinden gibiyim. Yeşilköy’de denizi gördüm, çok güzeldi.
İngilizce öğretmeni olduğuma inanmıyorlar
Randa A., 39 – İSTANBUL
Yılbaşı gecesi küçük bir pasta hazırladık. Müzik açtık ama komşular rahatsız olur diye çok korktuk. Kız kardeşim “Onlar (Türkler) da kutluyor” deyince biraz rahatladım.
Para harcamamak için parklara gidiyoruz. Hava ne kadar kötü olursa olsun, istediğimiz şeyi yapabiliyorsak hava benim için güzeldir. Sizin gibi eğitimli olanlar durumumuzu ve neden geldiğimizi anlıyor. Ama eğitimli olmayanlar, Suriyeli olduğumuzu duyunca öyle bir bakış atıyorlar ki… Eve ilk taşındığımızda komşular, çocuklarının benim çocuklarımla oynamalarına izin vermiyordu. Ancak yedi ay sonra, çok temiz bir kadın olduğumu, çocuklarıma iyi baktığımı anladılar ve oynamalarına izin verdiler. Bizim Türklere nasıl insanlar olduğumuzu, temiz olduğumuzu, onlara zarar vermeyeceğimizi anlatmamız gerekiyor. Komşular benim İngilizce öğretmeni olduğuma bile inanmadı. Komşunun çocuğunu çağırdım, beraber çalışalım dedim. Çocuk evden çıktı, “Evet, İngilizceyi çok iyi biliyor” dedi. Ama bize bir daha gelmedi.
Suriye’de gördüğümle burada gördüğüm Suriyeliler başka insanlar; değiştiler
Yana Al Makhouz, 22 – BURSA

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor

2017’de Rakka’dan geldim. Annem, babam ve kardeşlerimle birlikte “Halep’e dedemizi görmeye gideceğiz” dedik, çıktık, geri dönmedik. Benim Suriye’de gördüğümle burada gördüğüm Suriyeliler başka insanlar. Çok değiştiler. Korkuyorlar. Birbirlerinden korkuyorlar. Sokakta bir Suriyeli gördükleri zaman yüzünü çevirip konuşamıyorlar, o kadar…. Kimse kimseye güvenmiyor.
Kızıma ‘Sen artık
Türk oldun’ dedim
Meryem Cafer, 41 – İSTANBUL
O yangında fotoğraflarımız da yandığı için ömrümün sonuna kadar üzüleceğim. Hiçbir şeyim olmasın tamam ama keşke fotoğraflarımız olsaydı.
Altı sene önce Halep’ten geldim. İlkokul öğretmeniyim. Suriye’deki evimize bomba isabet etti. Sonra da eşyalarımızı yağmalamışlar, evi ateşe vermişler. Bir kadın “Suriye’de savaş bitti, neden dönmüyorsun” dedi. Gidersem nerede oturacağım? Evim kalmadı ki. Sıfırdan başlamak ne demek biliyor musunuz? Ben ve çocuklarım nasıl yaşayacağız? Evde oturan Suriyeli kadınları dışarı çıkmaya ikna etmeye çalışıyoruz. Hayata atılsın, Türkçe öğrensin, bu ülkeye hizmet etsinler. Üçüncü sınıfa giden kızım, “Vatanımız Türkiye, başkanımız Erdoğan” diyor, Atatürk’ten bahsediyor. En son ona dedim ki, “Sen artık Türk oldun”.
Orada birini çok sevmiştim, savaşta öldü

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Roşin Barazi, 29 – İSTANBUL
Eskisi gibi değilim. ‘Mutluluk’ kelimesini unuttum. Bir gün boyunca bana kimse kötü davranmazsa mutlu oluyorum. Sen bana iyi davrandın ya, mutlu oldum.
Suriye’deki beni çok özledim. Orada birini çok sevmiştim. Savaşta öldü. Seni ağlattığım için çok özür dilerim, üzmek istemedim. Benim gözyaşlarım artık gözlerimden çıkmıyor. Beş sene önce buraya ilk geldiğimde bir yerde yemek yapmaya başladım. Patron bana göz koydu. Yüz vermeyince hakaret etti. Çok da az para verdi. Bu şekilde yedi ay çalıştım. Artık bir gün bayıldım. Beni hastaneye kaldırdılar, işi bıraktım. Sonra bir kuaförde çaycı olarak işe girdim. Suriye’de makyaj yapmayı öğrenmiştim. İşimi gördü, beğendi. Ama dedi ki: “Müşteri geldiğinde hiç konuşma, kimse senin Suriyeli olduğunu bilmesin.”
Çocuğum bana ‘umi’ değil, ‘anne’ diyor
Reem Amar, 27 – İSTANBUL
Çocuğum bana Türkçe “Anne” diyor. Şimdiye kadar hiç ‘umi’ ya da ‘mama’ (Arapçada anne) demedi. Üzülmüyorum, Türkçe bilmesi, benim insanlarla iletişimimi kolaylaştıracak, bana yardımcı olacak. Bir Suriyeli yanlış bir şey yaptığında hepimiz yapıyormuşuz gibi davranılıyor. Kimse bize “Ne sıkıntın var” diye sormuyor. En çok çocuklarımın fotoğraflarına üzülüyorum. Akrabalardan çıkan bir-iki kare dışında hiç fotoğraf yok elimizde. Çocuklar, “Anne, benim yüzüm nasıldı” dediğinde, gösteremiyorum. Biz çok şey kaybettik, anlatamıyoruz.
Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Ravze Al Muhimid, 33 – ESKİŞEHİR
Kendimi çok yalnız hissediyorum. Bir aydır çok şiddetli başım ağrıyor. Evde ilaç her zaman yok. (Çantamdaki ağrı kesiciyi uzatıyorum. Almıyor. Arapça bir şeyler söylüyor. Çevirmen, ‘Sizin ihtiyacınız olmasından korkuyor’ diyor. Evde başka ilaçlarım olduğunu söylüyorum, o zaman alıyor.) Ev çok soğuk. Buzdolabı, yatak, koltuk yok. Çocuklar çok sık hasta oluyor. En son oğlum suçiçeği geçirdi. Doktor “Dil bilmiyorsun” diye bağırdı. Savaş olan bir ülkeye nasıl dönülür? İnsan oraya ancak kefeniyle gider. Biz burada yaşamıyoruz da ölü de değiliz. (“Aç uyuduğunuz oluyor mu” sorusuna “Cevap vermek istemiyorum” diyor. Birkaç saniye sonra halıdan başını kaldırmadan: “Kocam çalışmadığı için bazen yemek olmuyor.”)
Daha 10 günlük damattı, onun evinde kaldık
Necah Muhammed, 40 BURSA
En son Bursa’ya geldik. Komşularımla aramız iyi. Cuma günleri sizdeki gün gibi, Kur’an kursu var. Gitmezsem arayıp “Neden gelmedin” derler.
Kilis’te bir köyde üç gün kaldık. Türkler bizi evlerine aldı. Kocamın İstanbul’da Türk bir arkadaşı vardı. Göktuğ Öztürk. 10 sene önce kocam otobüs şoförüyken o da Suriye’ye gezmeye gelmiş. Taksici onu gezdirip soyacakmış. Kocam yardımcı olmuş. Evde iki gün misafir ettik. Sonra da telefonlaşmaya devam ettiler. Türkiye’ye gelince aradık. Daha 10 günlük damattı. Beş çocukla bir hafta onun evinde kaldık. “Siz de yeni evlisiniz” dedik, ev tuttuk. İlk üç ay kiramızı o ödedi. Evimize 12 bin liralık eşya aldı. Ne yapsak hakkını ödeyemeyiz.
Dünyaya bir daha gelsem Ankaralı olmak isterim

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Cihan İsa, 29 – BURSA
Bana “Dünyaya yeniden gelsen nereye gelirsin” deseler. Ankara’ya! Türk kadınlarının durumu Suriyelilere göre daha iyi.
Halep’ten 2014’te geldim. Ben ve eşim savaşta ayağımızdan yaralandık. Dokuz aylık hamileydim. Kilis’e geldik, çok iyi kalpli bir doktor hanım vardı. Bebeğin karnımda öldüğünü söyledi. Türkiye’ye geldim, dünyaya bakış açım değişti. Özgüvenli oldum. Sokakta geziyorum, tek başıma otobüse biniyorum, denizi görmeye gidiyorum. Suriye’de hiç otobüse binmemiştim.
Gözyaşlarım iki sene hiç durmadı
Hatice Mahmut, 57 – İSTANBUL
Emlakçıda“Suriyeliyim” dediğinde, 700 liralık ev için 1200 lira kira istiyor. Mecburen tutuyoruz. Sonra “Suriyeliler evleri pahalandırdı” diyorlar.
2012 yılıydı… Halep’te her yer bombalanıyordu. Kurşun sesi, bomba sesi… İnsanların kaçışını bir gör! Kimse dönüp arkasındaki ölüye bakamıyordu. Ölenler ölüyor, yerde kalıyordu. Keskin nişancılar, önünden hayvan geçse onu bile vuruyorlardı. Psikolojim bozuldu. Burada iki sene gözümün yaşı hiç durmadı. Eskiden savaşı daha çok konuşurduk, şimdi kendimize unutturmaya çalışıyoruz.
Kadınlar Günü mü? Hiç duymadım
Zülafa Muhammed, 21 – İSTANBUL
Kadınlar Günü mü? Hiç duymadım. Beş sene önce Afrin’den geldik. Çok hastalanıyoruz çünkü evde çok rutubet var. İki aydır kira vermedik. Ev sahibi bizi sıkıştırıyor. Bazen süt ve bez olmuyor. Geçenlerde kızımı doktora götürdüm, bizi resmen kovdular. Kayınvalidemler Suriye’de. “Burada durum çok zor. Bir yol olsa da keşke biz de Türkiye’ye gelebilsek” diyorlar.
Ne olacak, bilmiyoruz
Zülafa Muhammed, 21 – İSTANBUL
Kadınlar Günü mü? Hiç duymadım. Beş sene önce Afrin’den geldik. Çok hastalanıyoruz çünkü evde çok rutubet var. İki aydır kira vermedik. Ev sahibi bizi sıkıştırıyor. Bazen süt ve bez olmuyor. Geçenlerde kızımı doktora götürdüm, bizi resmen kovdular. Kayınvalidemler Suriye’de. “Burada durum çok zor. Bir yol olsa da keşke biz de Türkiye’ye gelebilsek” diyorlar.
Keşke çalışmasaydık, hep okusaydık
Hanife Muhammed-16

2014’te Halep’ten geldik. 12 yaşında bir tekstil atölyesinde işe başladım. Haftada 50 lira alıyordum. Bana karşı çok kabalardı, çok bağırıyorlardı. “İşi yapamıyorsun. Neden geldiniz, Türkiye size göre değil. Çok iğrençsiniz” diyorlardı. Şimdi yedinci sınıftayım. Okuldaki Türk arkadaşlarım bana “Suriyeli ezik” diyor. Abim mermer ustası. Keşke çalışmasaydık, hepimiz hep okusaydık.
“Evden çıkın”
diye şaka yaptılar
Zeynep Hamo, 39 – BURSA
14 yaşında bir kızım vardı. Kemik kanserine yakalandı. “Şam’da tedavi kalmadı, ilaç yok, Türkiye’ye gidin” dediler. Ama buraya gelemeden kızım öldü. Üç ay önce buradaki ev sahibimiz “Başka bir ev mi baksanız” dedi. Kirayı gününde ödüyoruz, anlamadık. Sonra ev sahibinin kocası aradı: “Şaka yapıyorduk. Bakalım ne yapacaksınız merak ettik” dedi.
Nadir bir örnek miyim?

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor

Eman Hagabdalh 61 Eskişehir
Haberlerde Suriyeliler için kötü laflar edildiğinde iki taraf için de üzülüyorum. Belki Türk, belki de Suriyeli haklıdır. Ama belki de problem, dil bilmedikleri için yanlış anlaşılma sonucu çıkmıştır. Şimdiye kadar karşılaştığım insanlar beni güzel karşıladı, ve daha çok beni el üstünde tuttular. Nadir bir örnek miyim? Bunda büyük rol Eskişehirliler.
Pastayı üflerken Türk vatandaşı olmayı dileyeceğim
Maisswn Hamdan, 45 – BURSA
Suriye’de kadınlar Türkiye’deki kadınlara göre daha fazla değer görüyor. İstediğimizde her şey eve gelirdi. Türkçeyi bana İstanbul’da komşum öğretti, o yüzden pazarda konuşabiliyorum. Üç oğlum evde, iş bulamıyorlar. Sadece biri çalışıyor, altı kişiye bakıyor. Sana teşekkür ederim çünkü sesimizi duymalarını çok isterim. Doğum günüm 8 Mart. Pastayı üflerken sadece Türk vatandaşı olmayı dileyeceğim.
Eşim ölünce amcamın oğluyla evlendim

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Hanan Al Jasım, 30 – ESKİŞEHİR
Bir buçuk sene önce Halep’ten Eskişehir’e geldim. Eşim öğretmendi, iki sene önce Rus uçaklarının bombalaması sonucu öldü. Buraya gelmeden önce amcamın oğlu Cesim’le evlendim. Eşimin kuması var. (Nikâhlı eşini kastediyor.)İki ev, toplam 10 kişiyiz.
Bizim ne gülmeyene giymeye hakkımız var
Sabrin Karz, 34 – İSTANBUL
Nerede yaşadığımız çok önemli değil, önemli olan orada insanlık olsun. Bize “Siz Suriyelisiniz, neden geldiniz” demeleri zoruma gidiyor. Onlara göre bizim ne gülmeye ne giymeye hakkımız var. O hakkı bize vermiyorlar. Alışamadık. Türkler alışmamıza fırsat vermiyor. Bir yere gidiyorsun, “Suriyeliler böyle böyle yapmış”, başka yere gidiyorsun “Suriyeliler böyle böyle…”
Birbirimizi anlamıyoruz ama ev sahibimi çok seviyorum
Ayyuş Hasan, 35 – İSTANBUL
Dört yıl önce Halep’ten geldik. Ev sahibimle çay içiyoruz. Ben Arapça, o Türkçe konuşuyor; birbirimizi anlamıyoruz ama onu çok seviyorum. 14 yaşımdaki kızım, bayramda “Normal insanlar gibi dolaşmak istiyoruz” diye başımın etini yedi. Dışarı çıkmak masraf demek, o yüzden çıkmıyoruz.
Çocuğumun okulunda Suriyeli öğrenciler ayrı bir köşede
Line Hasan, 26 – İSTANBUL
Halep’ten dört sene önce geldik. Çocuklarım 2, 3, 7 ve 8 yaşındalar. En büyükleri Türk okulunda ikinci sınıfta. Türkçe biliyor ama Suriyeli olduğu için ayrımcılık görüyor. Öğretmen sınıfta, Suriyelileri ayrı bir köşeye koymuş.
Fotoğraf istenince çocuklarımı alıp geri dönüyordum
Semiha Muhammed, 42
2015’te Halep’ten geldik. Yağmur yağdığında çadırın içi su doluyordu, hamile halimle ve altı çocukla ne yapacağımı şaşırıyordum. Bazen yardımlar geliyordu ama bunu görüntülemek istiyorlardı. Fotoğraf vermek istemediğim için bazen çocuklarımı alıp geri dönüyordum.
Türkiye’de kadınlar, istediği hayatı yaşayabiliyor

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


N. Al F., 34 – İSTANBUL
Türkiye’deki kadınlar, istediğini yapabiliyor, çalışabiliyor, istediği hayatı yaşayabiliyor. Onlara ne insanların bakış açısı ne de yasalar engel oluyor. Erkeklerle aynı seviyede olmak için her şeyi yapabiliyorlar.
Fatih’e taşındığımda, sanki Suriye’de oturuyorum gibi hissettim. Arapça tabelalara karşıyım. Yabancı bir ülkeye geldik, buranın kültürüne adapte olmak, bu kültüre saygı duymak zorundayız. Arapça tabelası olan bir restoran, oraya sadece Suriyelilerin gittiği bir yer izlenimi veriyor. Ve Türkler içeri girmek istemiyor. Bu bence ayrımcılığa neden oluyor. Türklerle birlikte vakit geçiremiyoruz.
Oğlumun ortaparmağı yok

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Fidan Habeş, 51 – İSTANBUL
Günler zor. Komşular iyi muamele etmiyor. Halimi hatırımı soran çok az. Biz Suriye’de çölden gelmedik. Bizi bu duruma getiren, savaş. Suriye’de insanların cesetleri etrafa saçılıyordu. Abimin kızı, savaşta aklını kaybetti. Evimize de bomba geldi, parçalar oğlumun eline ve ayağına isabet etti. (Ağlıyor) Ayak başparmağını oynatamıyor, ortaparmağı yok.
Türk komşular kayınvalidemden iyi
Esma Habeş, 42 – İSTANBUL
Eşime çalıştığı yerlerde Suriyeli diye daha az maaş verdiler. Bu binaya faturalar ortak geliyor. Biz fazla kullanmıyoruz ama mecbur fazladan ödüyoruz.
Savaş başlayınca Halep’ten Afrin’e, kayınvalidemin yanına gittik. Kayınvalidem beni ve çocukları hiç sevmiyordu, bizi dövüyordu. Türk komşularımızın ne hayırlarını ne şerlerini gördük. Kayınvalidemden daha iyiler. Ama çocuklar biraz ses yapınca komşular bizi emlakçıya şikâyet ediyor. Komşular neden bize gelmiyor, bilmiyorum. BM Kadın Sağlığı Danışma Merkezi’nde bir psikoloğa, kayınvalidemin yaptıklarını anlattım. “Sen çok güçlü bir kadınsın, bunlarla mücadele edebilmişsin” dedi. Bunu duymak bana çok iyi geldi.
Suriyeliyim diye laf atıyorlardı
Büşra Muhammed Er, 22 – İSTANBUL
Tekstil atölyesinde çalışıyordum, bana da Suriyeliyim diye laf atıyorlardı. Zorlandım, hasta oldum, ayrıldım. Beş aydır evliyim, kocam Türk. Annesi, babası bana iyi davranıyorlar. Ama eltilerim, “Siz Suriye’de fakirdiniz, siz orijinal şeyler almayı bilmiyorsunuz” diyor. “Boş boş konuşuyorlar” deyip geçiyorum.
Kendimi çok yalnız hissediyorum

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Esma Al Saidi 35-Bursa
Kendimi çok yalnız hissediyorum. Kimsem yok. Kardeşimi, annemi ve babamı sekiz yıldır görmedim. Birkaç yıl Lübnan’da kaldılar, sonra Yeni Zelanda’ya gittiler. Görümcelerim ve kayınvalidem Suriye’de, “Durum çok kötü. Orada kal, gelme” diyorlar. Çocuklarım, dört buçuk, 11 ve 14 yaşındalar. Türkiye’ye gelirken ölüler gördüler. Suriye’yi sevmiyorlar.
Bana göre mutluluk,
korkunun olmaması

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor


Meryem Al Mahmud, 55 – ESKİŞEHİR
“Burada mutluyum” desem yalan olur. Bana göre mutluluk korkunun olmaması. Evde savaş hiç konuşulmaz. Korkumuzdan konusunu bile açmayız. Zaman bizi yordu, bizi yaşlandırdı. Komşularımız sobada lastik yakıyoruz diye bizi şikâyet ediyor. Ama odunumuz yok.
Balayı için gelecektik,
mülteci olduk
Kefe El Habib, 33 – MARDİN
Mardin’in insanları bize çok yardımcı oldu. Başka tanıdıklarımızdan duyuyoruz, onların gittikleri yerlerde insanlar böyle değilmiş. Mardin halkı çok yardımsever. Suriye’de liseyi bitirdim, öğretmen olmak için okumaya devam edecektim ama evlenince yarıda bıraktım. İlk evlendiğimde eşim bana balayı için seni Türkiye’ye götüreceğim diye söz vermişti, kısmet olmadı. Hemen sonrasında da savaş çıktı ve balayı için değil göçmen olarak geldik. 
Suriye’de Türk,
burada Suriyeliyiz
Meryem Yusuf, 27 – MARDİN
27 yaşındayım, bekârım. Aslında babam Türk. Suriye’de akrabaları olduğu için geliyor ve annemle evleniyor, biz dünyaya geliyoruz. Babam Türk olduğu için kimlik çıkaramadı bize, okuduğumuz okullarda karne bile alamadık. Şimdi Türkiye’ye geldik, burada da Suriyeli diye dışlanıyoruz. Suriye’de de göçmendik, burada da göçmeniz.
BM merkezi açılınca
psikolojim rahatladı
Kamar Ghchem, 23 – BURSA
Birkaç gün önce doğum günümdü. 23 yaşına bastım. Ailemi görmeyi diledim. Annem, babam, kardeşlerim Suriye’de. Yalnızım. Çalışmak isterim, kuaförlük yapabilirim. Bazı günler doktor iyi çıkar, bazı günler kötü… Türkçe az bildiğim için bağırıyorlar. BM Kadın Sağlığı Danışma Merkezi açıldığından beri psikolojim rahatladı.
İlk sordukları şey kuaför oldu
Osmangazi Üniversitesi Rektör danışmanı Doç. Dr. Figen Çalışkan
Kadın Sağlığı Danışma Merkezi, Osmangazi Üniversitesi’nin sosyal sorumluluk projesi olarak 2017’de başladı. Onlarla tanıştığımızda ürkek ve tedirginlerdi. Onlara ne ihtiyaçları olduğunu sorduk. Ne istediler, biliyor musunuz? Hastane, doktor değil; kuaför sordular. Yolda onlarca şey yaşadılar, burada haklı olarak kendilerine gelmek istiyorlar. Merkezde, Halk Eğitim’den bir uzman kuaförlük eğitimi veriyor, çok büyük bir istihdam oldu. Eğitim Fakültesi’nden gönüllüler Türkçe dersi veriyor. Bana kalırsa bu kadınların, dikkatlerini dağıtmaya ihiyaçları var. Spor faaliyetleri, el işi, hatta ok atmayı öğrenen kadınlar var. Psikoloğumuz ve sosyal hizmetler uzmanımız Arapça konuşabiliyor.
Çocuklarım yanımda olsun hemen dönerim Suriye’ye
Ayşe Atırgo, 40 – MARDİN
40 yaşındayım, 6 çocuğum var. Eşim kasaplık yapıyor. Suriye’de de kasaptı. Ben de bir aydır meslek edindirme kursunda çalışıyorum. Bir yandan Türkçe öğreniyorum. İki oğlum İsveç’e gitti, orada okuyor. Onlar gittiğinde benim de aklımın yarısı gitti. Bir kızım da Suriye’de evli. Eğer bütün çocuklarım bir arada olacaksa hemen yarın dönerim Suriye’ye. Benim için nerede olduğum önemli değil, çocuklarım yanımda olsun yeter.
Biz savaştan kaçtık, dönmek istemiyoruz
Ravdah Alnushoukati, 41 – BURSA
Bursa’da “Genç Suriyeleri İdlib’e gönderecekler” diyorlar ama biz savaştan kaçtık, dönmek istemiyoruz. Suriye’de kadın evde otururdu, istediği önüne gelirdi. Burada mecburen, her şeyi çıkıp biz yapıyoruz. Türk kadınları çalışıyor, güzel ama yorucu çünkü evde de iş var.

Yaşamıyoruz ama ölü de değiliz...Türkiyenin 4 farklı şehrinden Suriyeli 53 kadın anlatıyor

 

 

 

Tags: hayat, mülteci, suriyeliler Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir