Renkli ve cümbüşlü kentleriyle Portekiz…

Renkli ve cümbüşlü kentleriyle Portekiz…

Şubat 12, 2019 30 0 0

Havaalanından otele gitmek için her zaman olduğu gibi taksi durağındayız. Daha evvel okumuştum, takribî 10 Euro yakalayacaktı. Oysaki bizden 20 Euro aldılar, tasvire böyleymiş. Bir tek burada, değişik bir tasvire uygulandı. Bunun dışında Portekiz’de rahatça taksi kullanılabilir. Tehlikesiz ve ekonomik olduğunu düşünüyorum. Hele kalabalıksanız, yeraltı treni koşturmasına dokunmayacak. Kaldığımız otel olan Corintia’da ilk imaj iyiydi. Personel işini beğeniyor, iyiliksever ve güler suratlı. Oda hizmetinden de hoşnut kaldık. Büyük binalar arasında otel kendine minik bir tabiat etrafı yaratmış. Minik şelaleler, muhtelif ziynet çiçekleri, bahçe mobilyaları gibi… Kahvaltı sonrası bahçedeki puf koltuklara oturmak, şelale sesi eşliğinde çay içmek oradaki hoş anlarımızdan oldu. Nasihat ederim.

Renkli ve eğlenceli şehirleriyle Portekiz…

Öncelikle ilk iş Lizbon’u dolaşmalıydı. Bir turist için Lizbon’u dolaşmak hiç mesele değil. Toplu taşıma o kadar muntazam gidiyor ki, otobüs, metro ne varsa durağında beklemek asla sıkıcı değil. Zati birini kaçırırsanız öbürü geliyor peşinden. Fazla beklemezsiniz. Bilet tasayı ise hiç yok. Otobüslerde içeride alabilirsiniz. Öncelikle ilk iş olarak en turistik adresler olan Alfama, Rossia alanları ve sahil kenarını görmek gerekirdi. Tüm turistler gibi… Alanlara geldiğinizde ise işte Avrupa diyorsunuz. Kilisesi, katedrali, muhtelif heykelleri, öbür sanat yapıtları ve kaleleriyle… Tren garları ise en daha önceki ve iftihar ettikleri binaları. Buralar yürüyerek rahat rahat dolaşılabilir. Satıcılar asla askıntı olmuyor. Bu tarafını beğendim.

Renkli ve eğlenceli şehirleriyle Portekiz…

Balık memleketinde pizzaya kaldık

Yalnız bir hayal kırıklığımı anlatmam gerekli. Kente gelmeden dostlarım bol bol balık yemem gerektiğini söylediler. Burası balık memleketi ve her yarıyıl lezzetli balıkları olmalı değil mi? Ne Yazık Ki, yoktu işte.  Nasihat aldıklarım balıklar yerine yalnızca “Codfish” var demezler mi? Üstelik uzun bir zamanda pişirip getiriyorlar. Doğrusu balık memleketinde pizza ve makarna yemek zorunda kaldık. Öğrenemedik belki de, nereden nasıl yenirdi? Mayıs yarıyılında böyleymiş dediklerine göre… Sarihçesi bu mevzudaki tutkum yarım kaldı. “Kesinlikle tat” dedikleri bir hayli balığı tadamadım, kısacası bir balık canavarı olarak hayal kırıklığına uğradım. 

Renkli ve eğlenceli şehirleriyle Portekiz…

Renkli ve eğlenceli şehirleriyle Portekiz…

class=’cf’>

Ertesi gün geldi. Hoş bir kahvaltı sonrası yeniden günübirlik Portekiz’in öbür bir turistik bölgesi olan Sintra’ya gitmeye karar vermiştik. Oraya gitmek çok basit… Rossia tren garından basitçe biletleri almak ve takribî 40 dakika sonra oraya varmak biçiminde kısa bir yolculuk… Sanırım Lizbon’a gelenlerin çoğu oraya geliyor olmalı ki, sanki Lizbon’un yarısı trende. Kalabalık bir seyahat oldu bizimkisi… Yalnız  çok renkli ve sempatik insanlarla… Vardığımızda ring tur aldık ve en tepedeki şatoyu gözümüze kestirdik. Hiç ayakta bu kadar yolcu görmemiştim. Dar yollardan rahatça geçmesi, virajları tek vasıtaymış gibi basitçe alması, donakalttı bizi. Acaba dolu otobüs görünce katlanamayıp şov mu yapıyorlar diye düşünmedik değil…

Renkli ve eğlenceli şehirleriyle Portekiz…

Renkli ve eğlenceli şehirleriyle Portekiz…

Hoşlar hoşu Sintra

Sintra kesinlikle görülmesi gereken yerlerden… Şatonun içi ayrı dışı ayrı hoşlukta… Bahçe çok büyük, pak ve bakımlı. Hele o hoşum hava yok mu, gerçekten insanın ufalayası gelmiyor. Pak ve parıldayan havayı özlemişiz. Nasıl iyi geldi, anlatamam… Sintra kasabası da ayrı hoşlukta ve turistik bir bölge. Dar, kıvrımlı, virajlı yollar ve tepelere heyeti konut ve binalar daha öncekini şimdilik muhafaza etmekte. Bu Avrupalılar daha öncekini gözetmekte ne kadar iyi yapıyorlar. Her zaman takdir etmişimdir. Sintra gezisi erken bitti, otele dönmeden kentte fado dinlemeye karar verdik. İyi bir fikirdi, yöresel müzik, dans ve yemek her zaman ilgime sürükler. Hoşlanmakta var beğenmemekte ama bir kere sınamalı. Sınamadan belirsiz. Biz de öyle yaptık.

Gezdik, tozduk bir de yenilmeseydik…

Otele döndüğümüzde Fenerbahçe-Benfica maçını izlemek üzere lobideyiz.  Ne Yazık Ki, Portekizlilerle beraber izliyoruz. Bilet bulamamanın ezikliği ve yeisiyle… Suskunca içimizden tezahürat yapabileceğiz. Maçı Benfica aldı ne yazık ki… Gözümüzün önünde keyif şovları yaptılar, onları daha fazla izleyemezdim. Odaya çıktım, bavulumu derlemeye ve erkenden yatmaya çalıştım.  Zira yarın dönüş yoluna geçeceğiz… Evet, maçı kaybetmiştik ama ya hasılatlarımız? Görülenler, dinlenenler, izlenim ve deneyimler öte yandan değişik atmosferlerin getirdiği yenilenmeler. Çok şeyler kaybetmiş olabiliriz yaşamda ama yollar oldukça hiç bitmeyecek hayat enerjisi, her bir yol bitişi, yeni bir yola geçecek ve hep kazanıyor olacağız… Bu bahar Portekiz’i kesinlikle rotanıza ilave edin…

Tags: lizbon, Portekiz, Porto, SeoHaber, Seyahat, Seyahat Haberi Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir