Pirinçli Çorba, Sigra Böreği, Vişneli Kek

Pirinçli Çorba, Sigra Böreği, Vişneli Kek

Mayıs 17, 2019 13 0 0

Aynı malzemeleri ve aynı pişirme usulünü kullanan iki aşçının dahi yaptığı yemekler birbirinden tat olarak farklı olur. Bunda kesinlikle deneyimin tesiri vardır ama etkileyen iki etken daha var bence. Birincisi seneler evvel biryerde okuduğum ama şuanda nerden olduğunu anımsamadığım birşey. Bu kurama göre insanların elinde bulunan farklı cinsli bakteriler yemeğe geçtiği için bazı bireylerin elinden çıkan yemeklerin daha hoş olduğu güzergahta sizce ütobik bişey mi bu? Hatta ben buna göre benim yemeklerimin sevilmesini hep babamın hoş yemek yapmasından kaynaklandığını düşünürüm. Ondan bana geçen bir şey olarak görürüm.

İkincisi ise zevkle yemek yapmak. bunu çoğunuz öğreniyordur zati. Beğenerek yapılan yemekler hep daha hoş oluyor. İşte bu nedenden herzaman büyük bir ustalıkla yemek yapan ve yemediğim ciğer kavurmasını dahi beğenerek yediğim kaynanamda cuma günü konuğa yaptığı özbek pilavı bütün suyuna düşmemişti. Zira bir gece evvelden acilen annesine anjio yapılmış ve kendisi de birgün sonraki sabaha bilmiş. Aynı günün akşamına yemeğe konuk misafir olunca o yeis-fobi ile yemeklerini yapmış. Yukarda görünen turuncu renkli pilav o gece yapılan özbek pilavından bizim hissemize düşeni. Fazla ölçü pilav kalınca değişik yemeklerle beraber gizleme kablarına doldurup üstelik harcamakta zorlanacağımız kadar pilav verdi bize.

Bende birgün sonrasında pilavın bir kısmını çorba yaptım. Şimdiye kadar hiç pirinçle çorba yapmamış, hatta yapılmış pirinç çorbalarını beğenmeyen hatta ve hatta mercimekli çorbaya bile pirinç koyacak olsa iyice blendırdan geçirmezse yiyemeyen biri olarak ben bu çorbaya bayıldım!

Koca bir çorba kasesini bayıla bayıla içtim. Bu çorbayı nasıl yaptığıma gelince: Evvel azıcık ısıtıcıda su ısıttım ve tencereye bir ölçü salça koyup kaynar sudan azar azar salçanın üzerine ilave edip salçayı ezdim. Ve üzerini kaynar su ile istediğim ölçü doldurdum. İçine 2 diş sarımsak ezdim, pulbiber attım ve azıcık kaynattım. Pilavın etsiz olan kısmından pirinç ve nohutları tencereye ilave ettim bir iki taşım da o kaynadı ve üzerine tuz, karabiber ve sumak ekşisi ilave edip kapatım. Ayrı bir tavada bir ölçü zeytinyağı ısıttım. Yağ iyice ısınınca altını kapatıp nane ilave ettim ve çorbanın üzerine döktüm. Çıkan cozzz sesi ile beraber çıkan sarımsak-sumak-nane kokuları beni mest etti. Yukarda da yazdığım gibi netice harikaydı.

İkinci kurtarma çalışması geçen pazar konuğa yaptığım börekten çoğalan yufkalar içindi. Yufka tam olsa gözleme yapacaktım ama parça parça olunca sigara böreği sunim dedim. Ama sıradan usulle değil bloglarda gördüğüm ve merak ettiğim bir usulü deneyeyim dedim: böreği galeta ununa daldırarak kızartmak. Konutta galeta unu kalmadığı için az ölçüdeki konut ekmeğini rondodan geçirip galeta yaptım ve yufkaların içine azıcıkçık yoğurt sürdüm, beyaz beynir maydanoz karışımı ile beraber sardım. Bir kasedeki suya daldırıp çıkardım elimle biraz sıkıp fazla suyunu sıktırdım ve galeta ununa bulayıp dargın yağa attım. Bunun sonucu da çok hoş oldu. Sigara böreğinden azıcıkçık daha farklı, dışı çıtır çıtır oldu.

Üçüncü sınama ise bir kurtarma çalışması değil. Ama bunun da neticesinden çok hoşnut kalınca paylaşmak istedim. Rabia’nın yaptığı vişneli kek. Ben dışına krema ile çikolata hazırlayıp sürmedim ama bu hali dahi çok beğenildi. İşyerindeki dostlar çok hoşlandılar hatta bir tanesi “Bu bütün benlik olmuş, yediğim en hoş pastalardan biriydi” yorumunu yaptı. Sınamanızı öneri ederim. Tasvire buradan erişebilirsiniz.

Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir