Öldürmeyin efendiler!

Öldürmeyin efendiler!

Mayıs 6, 2019 9 0 0

Hangi canlının hayat hakkı, değişiğinden daha bedelli? Avustralya hükümeti 2015 senesinde bu sualin yanıtını aradı. Fatura ise avlanarak kertenkele, kuş gibi 27 memeli cinsinin hayatını tehdit eden kedilere kesildi. Geçen yıl 200 bin kedi avcılar tarafından vuruldu. 2019 başında ise helikopterle gökten ‘zehirli sosis’ atma projesi yaşama geçirildi. Bu yemleri yiyen kediler 15 dakika içinde yaşamını kaybediyor.

Kararın bahanesi yalnızca öteki memeli cinslerinin ‘yaşam hakkı’nı korunmak değil.Hükümet, ayrıca çiftçilik sanayisinin de hasar gördüğünü iddia ediyor. Gelin görün ki bu ekonomik hasarı ‘bertaraf’ etmek için hükümetten bölen bütçe 30 milyon dolar.

Ülkedeki Queensland eyaleti ise ‘kedi ile gayret’yi bir adım öteye taşıdı. Bu eyalette bir kedinin yüzülmüş tenini getirene 10 Avustralya Doları mükâfat veriliyor.

Bu hayvanların yok edilme kararının alınma sebebi, reelinde o coğrafyaya ait olmamaları. Hükümet, bu kararına bahane olarak kedilerin 18. asırda Avrupalı meskenciler tarafından kıtaya getirildiğini öne sürüyor. Kediler, ülkedeki onlardan daha  ‘yerli’ canlıların  hayatını tehdit ediyor. Başka Bir Deyişle bir nevi ‘dağdan gelip bağdakini kovma’ durumu…

class=’cf’>

Ahmet Emre Kütükçü WWF Türkiye yaban yaşamı uzmanı

Öldürmeyin efendiler


Ben Avustralya’nın aldığı kararı destekliyorum. Kediler orada o coğrafyaya has yerli bir hayli cinsin yok olmasına neden oldu. Ve yok olan bir daha gelmiyor. Kedi şu anda dünyanın en yaygın canlılarından… Hayvanların tamamının mukadderatı o coğrafyadaki yırtıcı ve av ilişkisine göre tanımlıyor. O coğrafyadaki hayvanların kediye karşı korunmaları yok. Ya yerli cinsler bakiye kadar yok olacak ya da dünyanın en yaygın canlılarından biri o ekosistemden çekilip alınacak. Bu kadar kediyi tutmak, kısırlaştırmak; bu düzey geçilmiş durumda.

Bizde de istilacı balıklar denizlerimizde her geçen gün çoğalıyor. Kırmızı kulaklı sukaplumbağası sulak alanlarımızı ele geçirdi. Ormanlardaki köpekler çakal, tilki, kurt, karaca ve hatta insan gibi bir hayli cinsi tehdit ediyor. Bir gün biz de ne yapacağız noktasına geleceğiz. Yerli cinslerimiz mi, yoksa gelen mi?

Hep makûs neticeleri oldu

Prof. Dr. Ebru Yalçın Uludağ Üniversitesi Baytar Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı

Öldürmeyin efendiler


Biyologlar genel olarak süratli üredikleri ve çok fazla canlıya hasar verdikleri için istilacı cinslerin yok edilebileceği görüşüye uzak değil. Ancak tabiatın balansı diye bir şey var. Muhakkak bir müddet sonra cinslerin birbirine karışmasından bir denge oluşuyor. Biz buna ne kadar müdahale etmeliyiz? Usulü toplu zehirlemek mi olmalı?

İnsanlık bunu hep sınadı. Ama hiçbir zaman neticeler iyi olmadı. Misalin ortaçağda Avrupa’da kedi rakamı çoğaldığında toplu olarak öldürdüler. Bu kere farelerin rakamı arkasıydı ve veba hortladı. O yarıyılda Osmanlı’nın veba meseleyi yaşamamasının en ehemmiyetli faktörlerinden biri kedilerdi.

Ayrıca atılan zehirleri yalnızca kediler mi gıda? Zehir kullanımı da her kezinde beklenmedik neticeler çıkardı. Kısırlaştırma seferberliği bülten edilebilir. Çok pahalı, güç ama görece daha etik bir çözüm.

 

Tags: hayvan, hayvan sevgisi, kedi Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir