Mehmet Ali Erbil: Bir uyandım yalnızca dilimi oynatabiliyorum

Mehmet Ali Erbil: Bir uyandım yalnızca dilimi oynatabiliyorum

Ağustos 12, 2019 12 0 0

En son iki sene evvel yeniden evinde ziyaret yapmıştık…

– Evet, çok iyi andırıyorum…

Şimdi de çok iyi gördüm seni, maşallah...

– Gerçekten mi, çok teşekkür ederim.

Ben sağlık kurumuna ziyaretine de geldim ama yoğun bakımda olduğun için görememiştim seni…

– Herkes zati “şu geldi, o gelmedi” diyor bana… Ama ben hiç öyle şeylere gönül koymam.

Koymaz mısın gerçekten?

– Koymam ama inkar edemeyeceklerim var.

Kim mesela?

– Erkan Yolaç… Sibel Can’ın menajeri Cengizhan, Hülya Avşar, Emel Sayın… Seda Sayan ile Stelyo’yu Pipis saymıyorum dahi, onlar artık aileden.

Sıhhat vaziyetin şimdi nasıl?

– Uzuv yetmezliğim vardı, karaciğerden yakala böbreğe kadar… O surattan nöropati oldum. Yoksa üçüncü ayda uyandığım zaman zati her yerim kıpırdıyordu. Ama şimdi tüm karmaşıklıklar bitti.

Üç ay çok uzun bir vakit değil mi? “Üçüncü ayda uyandım” sözü dahi insana çok ağır geliyor…

class=’cf’>

Yoğun bakım sürecinde boğazından delik takviyeyi mi verildi?

– Evet…

Açılan delik sonra düzeldi mi?

– Evet, bak burada…

Aaa iyileşmesine çok az kalmış…

– Çok hoş açmışlar, öyle dediler. Gülüyor Hekimler kendi kendilerini tebrik ediyorlar, “Çok hoş açmışız” diye. Hiç iz kalmamış, sanki ben ondayım. Gülüyor

Nasıl besleniyordun?

– Burnumdan tüple besleniyordum, oradan ilaçlarımı da veriyorlardı. Zati o ilaçları yutmanın olasıyı yok. Hekim, artık tüpün çıkarılabileceğini söylemesine karşın bir ay daha çıkarttırmadım. Hatta bir hemşirem var, bana oradan çorba verdi. Hay Allah öldürüyordu beni. Gülüyor

Mehmet Ali Erbil: Bir uyandım sadece dilimi oynatabiliyorum

Bu süreçte 20 kilo verdim

Doğum günün 8 Şubat’ta Fenerbahçe Başkanı Ali Koç seni görüntülü arayarak sürpriz yaptı…

– Evet… O zaman elimi dahi sallayamıyordum. Damadım elimi kaldırdı da öyle salladım…

İnanmıyorum ya şimdi ne kadar iyi görünüyorsun…

– 8 Şubat’ta elimi kaldıramayacak kadar makûstum. Allah’a “Bir tek bana sol elimi bahşet” diye dua ediyordum. En azından butona basıp hemşire çağırır ya da TV kumandası kullanırım diye. Telefon o zaman usuma dahi gelmiyor. İlk evvel sol elimi kullanmaya başladım, bir ay sonra da sağ elimi… Fizik rehabilitasyon ile ayaklarımı hareket ettirmeye başladım. Evvelden ayaklarım iskelet gibiydi, fobimden bakamıyordum…

Uyumaktan dolayı kilo kaybı da büyük natürel…

– 20 kilo vermiştim, şimdi 10 kilo geri aldım. 18 Ekim’de sağlık kurumuna girdim, 2 Temmuz’da çıktım. Daha evvel de taburcu olabilirdim ama kardeşim istemedi. “Konutta sağlık kurumundaki gibi iyi bakılamaz” dedi. 8.5 aylık sağlık kurumu sürecinde devamlı uyumama karşın bedenimde tek bir yara dahi çıkmadı. Ne ten varmış bende. Gülüyor

– Mustafa Erbil: O bakımdan dolayı…

– Mehmet Ali Erbil: Hadi be kaç kere baktın ki? Gülüyor

Şimdi tüm adalelerini hareket ettirebiliyor musun?

– Beyin, adaleleri aylarca kumanda etmediği için unutuyor. Şimdi fizik rehabilitasyon ile onu andırdırmaya çalışıyoruz… Buraya kadar geldik, bu dahi mucize…

Mehmet Ali Erbil: Bir uyandım sadece dilimi oynatabiliyorum

Bugüne kadar parmağımı dahi kırmamıştım

◊ Geçenlerde dışarıda bir mekanda görüntülendin… Artık dolaşmalara başladın mı?
– Yok, yalnızca bir kere yemeğe çıktım. O da Stelyo’nun doğum günüydü. Zati hemen nazar dokundu. Konuta geldim, tekerrür hasta olur gibi oldum.

◊ Aman dikkat et…

– Valla nazar gibi bir şey yok.

◊ Kırılan kaburgaların tamamen iyileşti mi?

– Acıyor arada… Ama kırılan kaburga hep acırmış. İstediği kadar iyileşsin, soğukta filan arada sızlarmış.Ki ben bugüne kadar parmağını kırmamış adamım. Ne ayağım, ne elim kırıldı. Bir kırdım, hepsini kırdım. Gülüyor

Artık kendimi yoracak işlerden uzak duracağım

İkinci yaşamının ilk bayramı…

– Evet, öyle olacak. Kimse yaşayacağıma inanmıyordu, hekimler dahi… Artık onlar da rehabilitasyonda sınama yanılma usulüne içerisine girmişler… Bir de benim uzuvlarım çok sağlammış. Sigara ve içki yok ya…

Hastalık sonrası yaşamınla alakalı aldığın radikal kararlar var mı?

– Artık kendimi yoracak işlerden uzak dururum. Bir tek onu ön tasarıda yakaladım.

Hangi işler mesela?

– Haftanın beş günü paldır küldür canlı yayın yapardım, artık bunları yapmam. Kendimi geri sürüklerim, en fazla haftada bir gün yayın yaparım.

Özledin mi televizyonu?

– Özledim natürel, zati sağlık kurumundan çıkar çıkmaz Fatih Aksoy ve Faruk Bayhan aradı. Jaws gibi peşimdeler…

Ne yapacaksın televizyonda, var mı bir projen?

– Yok, onlar bulup getirecekler…

Ak sakallı bir adam sağlık kurumuna gelip yoğun bakıma girmek istemiş

Yoğun bakımda yatarken anımsadığın bir şey var mı?

– Yoğun bakımda uyurken gitgide karanlığa doğru indiğimi seziyordum. Karanlık basıyor, basıyor, basıyor, bir şey sanki kapanıyor gibi oluyor. Hani derler ya ışığı gördüm diye, ben de karanlığı gördüm.

Ailen yoğun bakımdayken devamlı “dualarınızı esirgemeyin” diye çağrı yaptı. Seni hoşlanan milyonları enerjisini sezdin mi?

– Evet… Film gibi şeyler olmuş… Bir ak sakallı adam sağlık kurumuna gelmiş. Kızım Sezin’i bulmuş, “Beni yoğun bakıma sok, babana söylemem gereken bir şey var” demiş. Sezin sokar mı, “yaşamda olmaz” demiş. Adam da “O zaman senin kulağına söyleyeceğim, sen de babana söyle” demiş. Benim dede tarafı peygamber sülalesinden, demiş ki “Babana onlardan selam getirdim. Onun bu dünyada daha işi bitmedi…”

Damadın da hastalığın süresince sana dualar okumuş…

– Evet, onun söylediği duaları ben de tekerrür ettim. Hiç öğrenmediğim duaları okuyorum neredeyse…

Vefattan hiç korkmadın mı?

– Hayır… Kaç kere sınadık can vermeyi, tövbe yarabbim. Halk artık “dokuz canlı bu herif” diyor.

Benim kira kazançlarım var

Takribî bir yıldır ekran ve sahnelerden uzaksın… Parasal olarak zorlandın mı?

– Kiralarım var ayol… Serdar Ortaç mıyım ben? Gülüyor Kiralar geliyor. Sağlık Kurumuna otel gibi günlük para ödüyorduk.

Rehabilitasyon sürecini özel sıhhat sigortan karşılamadı mı?

– Hayır, Kaçış Belirtiyi hastalığım sebebiyle firmalar bana sıhhat sigortası yapmıyor.

O zaman sağlık kurumu maliyeti hayli yüksek olmuştur…

– Hiç sormadım; kaç para gitti diye. İlk eşim öğrenir onu. Zati bankada kaç param var, ne kadar kira geliyor öğrenmem. Vefatlı dünya, diğer tarafa ne götüreceğim sanki. Hiç… Vasiyetname dahi yazmadım. Benden sonra tufan ya! Gülüyor

Bu yaşadıklarından sonra vasiyetnameni yazar mısın peki?

– Yok, yeniden yazmam.

O dua sonrası yoğun bakımdan çıktım

Hastalık sürecinde hayranlarından gelen tuhaf şeyler var mıydı?

– Dualar geldi… Hatta birini başucuma astık. Ondan sonra yoğun bakımdan çıktım. Çok farklı bir duaydı. Arapça değildi. Kimse çözemedi onu. Ben yoğun bakımdan çıkıp sıradan odaya geçtikten sonra da kayboldu.

Belki hekimler ya da hemşireler alıp bir yere konmuştur…

– Yok, onlar hiç ellemezler.

Bu yaşadıklarından sonra inanç dünyan güçlendi mi? Umreye filan gitmeyi düşünüyor musun?

– Çok dua ettim sarihçesi. Damadın öğrettiği kadarıyla… Her yanıma gelene bir şey söylediklerinde “Allahın İzniyle” diyormuşum. Hatta Yeşim anlatıyor, yoğun bakımda benimle ilgilenen profesörler dahi bir vakit sonra “allahın izniyle”, “maşallah” demeye başlamış. Gülüyor

Bu senenin mucizesi

◊ Şimdi yalnızca fizik rehabilitasyon mu sürüyor?
– Evet…

◊ Kaç gün?

– Haftada 3 gün aparatlarla yürüyorum.

◊ Takviyesiz ne zaman yürüyeceksin?

– Mustafa Erbil: Yeşim, “ekim ayı” dedi. Natürel günde en az 10 dakika yürürse…

◊ Aksatıyor mu?

– Mustafa Erbil: Evet…

◊ Yapma Allah aşkına Mehmet Ali… Sen bir mucizeyi hakikatleştirdin, fizik hareketlerini de yapabilirsin…

– Mehmet Ali Erbil: Yoğun bakım profesörleri de “bu senenin mucizesi” diyorlar.

Ali Sadi yalnızca “yaşıyor mu” diye sormuş

Mehmet Ali konuşurken gözlerin dolu dolu dinliyorsun… Sizin için de güçlü bir süreçti…

– Mustafa Erbil: Çok güç günlerdi, Ali Sadi’ye anlatmak çok güçtü…

– Mehmet Ali Erbil: Bizim oğlan çok cool. Bir de bütün ergenliğe geçiş yarıyılında. Annesi ben yoğun bakımdayken vaziyetin makûsluğunu ona yansıtmamaya çalışmış. Ama bakmış, o da hiç beni sormuyor. Bu sefer psikoloğa danışmış; “Babası çok makûs gidişatta, biz ona hiç yansıtmıyoruz ama o da babasını hiç sormuyor” diye.

Evvelinde Ali Sadi ile ilişkiniz nasıldı?

– Mehmet Ali Erbil:  Haftanın 4 günü bende kalırdı. Annesi psikoloğa gidişatı anlatınca o da “Konuştur onu” demiş. Tuğba, Ali Sadi’ye “Babanı merak etmiyor musun” demiş. Ali Sadi yalnızca “Yaşıyor mu” diye sormuş.

Bayramda sahneye çıkmayacağım

◊ Hastalık sonrası bu bayram ilk kere Kıbrıs’ta sahneye çıkacaksın değil mi?
– Sahneye çıkmam için Rocks Otel’den öneri geldi. İlk evvel anlaştık. Ancak son anda fiyat mevzusunda ihtilaf yaşadık. O surattan bu bayram sahneye çıkmayacağım.

 

 

Tags: Mehmet Ali Erbil, mehmet ali erbil iyileşti, Mehmet Ali Erbil kimdir Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir