Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılaşmayı hayal ediyorduk Geçim çalışması yapan Suriyeli gençler anlatıyor

Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılaşmayı hayal ediyorduk Geçim çalışması yapan Suriyeli gençler anlatıyor

Ağustos 4, 2019 17 0 0

Çatışmalardan kaçan Suriyelilerin huduttan geçerek Türkiye’ye geldiklerini, ilk kere 2011’in mayıs ayında okuduk. İlk konvoy 252 bireydi. Aradan sekiz sene geçti. Türkiye’deki kayıtlı Suriyelilerin rakamı 252’den 3 milyon 635 bin 575 bireye erişti. En fazla Suriyeli barındıran kent 547 bin 479 şahısla İstanbul oldu. İstanbul Valiliği, geçen hafta kaydı bulunmayan Suriyelilerin kayıtlı oldukları şehirlere gönderileceklerine söyledi. Politikacılar, gazeteciler, akademisyenler, mevzuyla alakalı herkes fikirlerini paylaştı. Türkiye bu kadar fazla rakamda sığınmacıyı kaldırabiliyor mu? Peki bu kavganın öznesi Suriyeliler ne düşünüyor? Bu sualin yanıtı için İstanbul’da Suriyelilerin yoğun yaşadıkları bölgelerden biri, Sultanbeyli’ye gittik. İlçedeki kayıtlı Suriyeli rakamı 20 binin üzerinde. Muhammed Eyüp 20 ve Sena Alsamman 17 da bu ilçenin soğukkanlıyı, iki Suriyeli genç. Onlarla, 2015’deri beri Suriyelilerle mahallî ulusun geçimi için çalışmalar yapan Kızılay’ın cemiyet merkezinde tanıştık. İki genç Türklerin ve Suriyelilerin geçimi için gönüllü çalışmalarda bulunuyor. Bize hem yaşam hikâyelerini anlattılar hem de sorularımızı cevapladılar.
Muhammed Eyüp 20, Şam’da doğdu. Babası bankacıydı. Savaşta semtleri uzun vakit abluka etme altında kaldı. Eyüp, “Askerler, ‘İçeride firari var’ diyerek kesintisiz apartmanımızı basıyordu. Babam daha iyi bir yaşam için bizi Suriye’den çıkardı” diye başlıyor anlatmaya: “2013’te İstanbul’a geldik. İlk geldiğimizde empati yüksekti, komşularımız bizi çaya davet edip taşınmamıza takviye etmişti. Babamla iş aramaya başladık ama Türkçe öğrenmediğinden güçtü. İlk geldiğimde hiç Türkçe öğrenmiyordum. Korkuyordum, kimseyle konuşmuyordum. İki sene sonra babamın dayanağıyla Türk mektebine geçtim. Başta içe kapalıydım. Sınıf dostlarım çok iyiydi. 12. sınıfı dereceyle tamamladım. Sonra Kızılay’ın cemiyet merkezinde gönüllü çevirmenlik yaparken Yabancı Talebe İmtihanı YÖS olduğunu bildim. İmtihana girdim. Şimdi Gebze Teknik Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği ikinci sınıf talebesiyim.”

Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılaşmayı hayal ediyorduk Uyum çalışması yapan Suriyeli gençler anlatıyor

Otobüste Arapça konuşmaya çekiniyorum
Peki Türkiye’de yaşam nasıl? Şöyle cevaplıyor: “Mektebimde mutluyum. Suriyeli olmamı umursamıyorlar. Ama İstanbul’da semte göre değişiyor. Kadıköy’de çok Suriyeli olmadığından, benim de Suriyeli olduğumu düşünmüyorlar ama Sultanbeyli’de bazen kasvet çıkıyor. Bana sık sık ‘Neden orada kalıp savaşmadınız?’ diye soruyorlar. Ben savaşçı değilim, ülkeme başka cinsli katkı sağlamak istiyorum. Türkiye’ye gelip eğitimime devam etmek daha bereketli zira ileride kendi ülkemin yine inşasına katkıda bulunabileceğim. Suriyelilerin Türklere daha pozitif gözükmesi için çalışmak istiyorum. Yolda yürürken de kesintisiz ‘Bu Suriyeliler artık ülkelerine gitsinler’ diye konuşuluyor, çok üzülüyorum. Otobüste Arapça konuşmamak için babam aradığında ‘Meşgulüm’ deyip telefonu açmıyorum.”
Suriye’nin düzeleceğini düşünmüyorum
Eyüp, ülkesine geri dönüp dönmeyeceği sualini de şöyle cevaplıyor: “Hayallerimi Türkiye’de kuruyorum; mezun olacağım, işe başlayacağım, evleneceğim… Suriye’nin yine inşa edileceğini ümit etmek isterim ama şu an bunun olacağını düşünmüyorum. Ailemse kendini buraya ait sezmiyor. Annem Suriye’ye gitmeyi çok istiyor ama gidemiyor. Bu surattan bayramlarda ülkeyi ziyaret için gidip dönebilmeleri hoş bir şey. Ben kendi ülkemi fazla bilmiyorum. Türkiye’de yaşam imkânları hoş. En güçü önyargılar. Biz Suriyeliler bu önyargıları değiştirmek için çabalamalıyız ama Türkler de dinlemeye sarih olmalılar.”
Kıvanç Tatlıtuğ’la karşılaşmayı hayal ediyorduk
Sena Alsamman 17 da Şam doğumlu. 2013’te Türkiye’ye nasıl geldiklerini şöyle anlatıyor: “Babam ticaretle uğraşıyordu. Savaştan evvel ölüm etti. Annem ve beş kız kardeşimle oturduğumuz yerde savaş şiddetlenmişti. Burada yeni bir yaşam kurmamız gerekti. Başta küçük hayal kırıklığı yaşadık zira dizilerdeki yaşamla reelin değişik olduğunu gördük. Türkiye’ye gelince Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılaşmayı hayal ediyorduk! Bir vakit hiç dışarı çıkmadım. Sonra bu gidişatı aşmak için Türkçe bilmem gerektiğini fark ettim. İnternetten ve dostlarımdan takviye aldım. Semtteki mektebin altıncı sınıfına kayıt olmak istedim ama kabul edilmedik. Sultanbeyli’ye taşınınca burada bir mektepte yedinci sınıftan başladım. İlk gün güçtü. Yalnızca ben ve kız kardeşim Suriyeliydi. Başta çok dışlandık ama zamanla alıştık. İkinci yarıyıl çok çalıştım çalıştım, takdir aldım. Herkesten görüp TEOG’a hazırlanmaya başladım ama test kitaplarını çok geç öğrendim. TEOG için ortaokul ortalaması da alınıyor. Ben 5 ve 6’ncı sınıfta Suriye’de olduğumdan ortalamam sıfır olarak hesaplandı. Müdürümün teklifi üzerine Kartal İmam Hatip Lisesi’ne girdim. Başta üzülsem de şimdi mektepten hoşnudum.”
Ufak çocukların tepkileri makûs oluyor
Kendini Türkiye’de seziyor mu? Alsamman cevaplıyor: “Tek başıma veya dostlarımla yabancı sezmiyorum. Belki Suriyeli olduğumu kavramıyorlar ama ailemleyken tutumlar değişiyor. Bir gün markette güler suratlı kasiyer, Arapça konuşan annemi görünce ‘Sıraya geçin!’ diye haykırmaya başladı. Bu beni çok üzdü. Aileme hakarette bulunanlar, daha öncekinden dostum olup sonra Suriyelilerden nefret ettiği için benimle konuşmayı kesenler, beni tanımamışlıktan gelenler çok oldu… Nereye gitsek bununla karşılaşacağız. Ufak çocukların tepkileri makûs oluyor. Çok önyargılılar. Bizi tanımadıkları halde makûs şeyler söylemelerini doğru bulmuyorum. AVM’de bir Suriyeli aile çok haykırarak konuşuyordu. Öteki insanlar, rahatsız olup tepki göstermişlerdi. Böyle vaziyetlerde aileleri uyarıyorum. Oysa buralı gençler de çok haykırabiliyor.”
Gittiğim her yerde ‘Sığınmacı Sena’ olacağım
Alsamman, Suriyelilere tepkinin sebebinin doğru sanılan yanlışlar olduğunu düşünüyor: “Devlet dayanağı ve Suriyelilerin imtihansız üniversiteye girdiği iddiaları dağıldıkça insanlar tepki gösteriyor. Türkiye’de iş bulmak güç ve ‘Bizim paramızı yiyorlar’ gibi düşünceler dağılıyor. Cadde mülakatları, sosyal medyada paylaşılanlar önyargı oluşturuyor. Türkler bize bunu sezdirmese de nereye gidersem gideyim ‘Sığınmacı Sena’ olacağım. Anlattıklarım ‘bir yere ait olmayan birisinin hikâyesi’ olacak…”
Peki gelecek hayalleri nerede? Cevaplıyor: “Burada doğmuş ve gelişmişim gibi seziyorum. Ailem kalmaya istekli değil. Bense Suriye’yi andırmıyorum. Oradaki kültürü, hoş yerleri internetten inceliyorum. Ülkemi daha yakından tanımak isterdim. Türkiye’nin bize yaptığı iyiliğin karşılığını vermek istiyor ve bunun için çabalıyoruz. Türklerin de bu mücadelemizi görmelerini istiyoruz.”
Savaşı unutmak istiyorlar

Kıvanç Tatlıtuğ ile karşılaşmayı hayal ediyorduk Uyum çalışması yapan Suriyeli gençler anlatıyor



Kızılay’ın, Türkiye’nin farklı şehirlerinde 16 cemiyet merkezi var. Bu merkezlerin emeli Suriyelilere ve mahallî ulusa psikososyal, eğitim ve sıhhat alanlarında yardım sunmak, iki cemiyet arasında geçimi sağlamak. Mesleksel yetkinlik kursları veriliyor. İŞKUR ve Millet Eğitim ile projeler yapılıyor. Sosyal Geçim Görevlisi Zeynep Piroğlu, şu bilgileri veriyor: “Buradakilerin çoğu bir-iki sene hudut şehirlerinde kaldıktan sonra ekonomik bahanelerle İstanbul’a gelenler. Sultanbeyli’dekilerle sosyoekonomik gidişatları eş olduğundan geçimde büyük kasvet yaşanmadı. Erişkinler tanıştıktan sonra uyuşuyor ama Suriyelilerin ‘konuk’ algısı hâlâ mevcut ve gitmelerine müteveccih temenni var. Burada doğmuş çocuklar Arapçayı konutta konuşuyor ama yazmayı hiç öğrenmiyorlar. Hatta bilmeyi yalanlayanlar oluyor. Savaşı unutmak istiyorlar. Geçimde gerçek zorlananlar orta yaşlılar. Kendi topraklarındaki sosyal statüyü kaybediyorlar. Suriye’de avukatken burada tekstil atölyesinde çalışmak zorunda kalıyorlar. Kaydı olmayan Suriyeliler İstanbul’dan bölmeye başladı ama mağduriyetler yaşanıyor. Mesela çalıştığı yerde üç aydır alamadığı ücreti var, giderse o para yanacak…”

Tags: mülteci, Sultanbeyli, suriye Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir