Kadıköy'e dönmek, yuvaya dönmek gibidir...

Kadıköy’e dönmek, yuvaya dönmek gibidir…

Mart 3, 2019 38 0 0

* Kadıköy sizin için ne ifade ediyor?

– İstanbulluluk kimliği içinde ayrıca bir Kadıköylülük kimliği olduğunu ve bunu sadece Kadıköylülerin hissedebildiğini düşünüyorum. Ahmet Haşim uzun yıllar Bahariye Caddesi’nde yaşadı. Bir yazısında “Kadıköy vapuruna bindiğimde pijamalarımı giymiş, terliğimi ayağıma geçirmiş hissederim kendimi” der. Biz Kadıköylüler için İstanbul’un başka bir yerinden semte dönmesi, yuvaya dönmek gibidir.

* Bu semtte insana böyle hissettiren nedir sizce?

– Valla belki havasıdır, belki insanlarıdır. Kadıköy insanı daha aydındır. Beşiktaş’ta, Şişli’de yaşayanlara benzetirim. Çünkü kozmopolit, birçok farklı kültürün bir araya geldiği yerdir. Bir de son 7-8 yılda belirgin biçimde gençleşen bir nüfusu var. Bu genç nüfus cıvıl cıvıl. Onların arasında olmaktan mutluluk duyuyorum.

***Kitaba semtin kokusunu da eklemek mümkün olsaydı, taze balık, turşu ve kavrulmuş kahve, deniz ile ona eşlik eden anason kokusunu seçerdim.***

class=’cf’>

– Doğru. Bence çağın hızı, birçok hayatı mahvediyor. Size bir şey söyleyeyim mi? Ben 21. yüzyılı hiç sevmedim. Hızını, insan ilişkilerinin çok çabuk tüketilmesini, teknolojiyi, teknoloji yüzünden yüzeyselleşen alışkanlıkları sevmedim. 20. yüzyılda ilerici sayılan bazı değerler şimdi muhafazakâr kabul ediliyor. Ben bu açıdan muhafazakârım. Eski değerleri muhafaza etmekten dolayı da hiç şikâyetçi değilim.

Kadıköye dönmek, yuvaya dönmek gibidir...

‘Bir Cuma Rüzgârı Kadıköy’, Everest Yayınları’ndan çıktı.

 Türkiye’de edebiyat okuru 10 binden fazla değil

*‘Berbat edebiyat’ olarak tanımlanan kitapların sayısındaki artışa ne diyorsunuz?

– Umurumda bile değil o kitapların çok satması ama mesele bu değil. Mesele bu kitapların emsal teşkil etmesi, örnek alınması. Edebiyat okuru ile okur arasında bir fark var. Has edebiyat okuru Türkiye’de 10 binden fazla değil bence.

Yeni İstanbul’la işim yok

*‘Bir Cuma Rüzgârı Kadıköy’, yedi kitaplık serinin ilki. Haftanın diğer günleri de gelecek mi ardından?

– Evet. Serinin temel kaynağı, Gazete Kadıköy’de iki yıldır yazdığım yazılar. Sokakta, tramvayda yaptığım gözlemler neticesinde yarattığım karakterleri kaleme alıyorum. Bir yönüyle beni etkileyen insanlar. Yedi kitabın her biri haftanın farklı günlerinde, İstanbul’un farklı bir semtinde geçecek.

* Hangi semtler bunlar?

– Şişli, Eminönü, Beyoğlu, Adalar, Haliç ve Boğaziçi. 

* Eski İstanbul semtleri…

– Okurlarım arasında yeni İstanbul’da yaşayanlar varsa gücenmesinler ama yeni İstanbul’la işim yok.

* Son yıllarda yeni İstanbul eskisini İstanbul’u yutmaya başlamadı mı sizce?

– Biraz öyle maalesef. Benim kuşağım iki önemli dönüşüm gördü İstanbul’da, bilhassa Anadolu Yakası’nda. İlkinde müstakil, bahçeli evler yıkılıp yerine 5-6 katlı apartmanlar yapıldı. Son 6-7 yıldır da alçak apartmanlar yıkılıp yerine 20-25 katlı ‘rezidanslar’ yapılıyor. Bu dönüşümü kabul edenlerin önemlice bir kısmı aslında fevkalade memnun, rant elde ediyorlar. Annemle babamın Göztepe’de oturduğu apartman da yıkıldı. Toplantılarda herkes gayet heyecanlı görünüyordu. Annemle babam ise çok mutsuzdu, 43 yıllık hatıraları vardı o evde. Birçok yaşlı insanın üzerinden buldozer gibi geçti yıkımlar. Bilimsel bir açıklamam yok ama annemin bu yüzden unutuşu seçip alzheimer olduğunu düşünmüyor değilim.

Kadıköye dönmek, yuvaya dönmek gibidir...

*Size şu an biri Göztepe’de, diğeri Ataşehir’de çekilmiş iki fotoğraf göstersem, hangisinin neresi olduğunu anlamayabilirsiniz…

–  Evet ama yine de içinde olduğunuz sürece bazı şeylerin hâlâ direndiğini görebilirsiniz. Bazı şeyler kolay kolay değişmiyor.

* Örneğin?

–  Moda’nın, Kadıköy’ün ara sokaklarında hâlâ eskinin direndiği yerler var.

* Bahsettiğiniz türden direniş bana romantik bir tahayyül gibi geliyor. Oralar hâlâ varsa sermaye henüz oralarla ilgili planlar yapmadığı, yeterince kârlı bulmadığı için sanki.

– Haklı olabilirsiniz. Moda’da kentsel dönüşüm şu anda pek yok. Sebebi de altı kattan fazlasına imar planının izin vermemesi. Moda’yı koruyan bu. Ama dediğiniz gibi her şey bir yasanın değişmesine bağlı.

Tags: banu tuna, Hürriyet, pazar Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir