Hesap geldiğinde şoka girdim

Hesap geldiğinde şoka girdim

Haziran 19, 2019 22 0 0

◊ Biz senden yeni tasarımlar, yeni programlar filan beklerken “İmalat Kusuru” isimli single’la çıkageldin. Sarihçesi sürpriz oldu.

– Gülüyor Bana da sürpriz oldu.

◊ Nereden çıktı bu iş? Şarkı söylemek usunda hep var mıydı?

– Tamamen rastla oldu. Bir mekanda Murat Yeter’le karşılaştım. Yanında da bir dostu… Sohbet ediyoruz. Orada bana dedi ki “Ivana’cım sana hoş bir şarkı yapalım”.

◊ Sen de “Haydi o zaman” mı dedin?

– Azıcık öyle oldu. “Tamam yap. Hele de bir Balkan melodisi olursa, mesela Goran Bregovic stili, çok hoş olur” dedim.

◊ Ve çalışmalar başladı…

– İşin reeli ben konuşmanın o masada kalacağını düşünüyordum. 15 gün sonra arayıp da “Şarkı hazır. Çok hoş oldu, gel de bir dinle” deyince şaka yapıyor sandım. Gittim dinledim, resmen âşık oldum şarkıya. Laflarını da Şehrazat yazmış. Çok hoşlandım. Beğene de söyledim.

TÜRKİYE’YE GELMEDEN EVVEL ALBÜM PROJEM VARDI

class=’cf’>

◊ Çok konuşuldu ve okundu o kitap. Neden?

– Pratik bilgiler var içinde. Hangi beden tipi nasıl giyinmeli gibi…

◊ Bu mevzuda okurlarımız için de birkaç tüyo verir misin?

– Öncelikle her kadının bedenini tanıması, ona göre tercih yapması gerekli. Yanılgılarımız varsa onları nasıl kapatacağımızı öğrenmeliyiz.

◊ Çoğu kadının hayali azıcık daha uzun görünmek mesela…

– Ne yapılması gerektiğinden evvel ne yapılmaması gerektiğini söyleyeyim mi?

◊ Natürel…

– Kısa boylu bayanlara çok yüksek platformlu, kaba pabuçlar nasihat etmiyorum. Daha ince, daha kibar pabuçlar seçsinler olasıysa. Şayet boyunuzu uzatmak istiyorsanız, o kaba pabuçları bol ve uzun paça altına giyebilirsiniz, zati kimse görmez. Ama göze sokmayın! Ufak boy, iri kundura gülünç duruyor.

◊ Başka?

– Mesela uzun saç da boyu kestiği için kısa boylulara uygun değildir. Kısa boylular uzun saç kullanmamalı.

◊ Diyelim ki belimiz kalın… O zaman ne olacak?

– Saklı silahlarımız var, onlardan faydalanın.

◊ Ne gibi…

– Korse gibi. Göbeği olan ya da beli kalın olan şahısların o korselerden kullanması gerek. Her hata kamufle edilebilir.

◊ Renkler mevzusunda önerin?

– Deri, göz ve saç rengine göre tercih yapmak gerekli. Siyahı çoğu bireye nasihat etmiyorum mesela.

◊ Ama ben çok beğenirim.

– Ben de çok beğenirim ama siyah çoğu birey için kolaya kaçmak anlamına geliyor. Herkes derisine, saç ve göz rengine uygun canlı ya da hiç değilse pastel tonlara yönelmeli. Aksesuvarlarla da ışık ilave ettin mi tamam… Kendimizi kombin yaparken azıcık zorlamamız gerekli.

◊ Makyaj mevzusuna da girelim mi?

– Ben ağır makyaj yapılması taraftarı değilim. Mübalağalı makyaj daha yaşlı gösteriyor. Ne kadar çok sürersen, o kadar ihtiyarlıyorsun. Özellikle de far için geçerli bu. Koyu ton farlar, griler, siyahlar, koyu maviler ve gümüşler yaşı artırıyor. Onun yerine toprak, mürdüm ve şeftali tonları seçim edilebilir. O zaman çok daha fresh, doğal ve genç görünürsünüz.

ESTETİK İŞLEM İŞİNİ MÜBALAĞA ETTİLER

◊ Genç kızların erkenden sihrime tutkuyu var gibi sanki… Çok erkenden ve çok ağır makyaj yapmaya başlıyorlar.

– Reelina bakarsan şu an anormal bir yarıyıldan geçiyoruz. Estetik işlem mevzusunda da işi mübalağa ettiler. Genci yaşlısı fark etmiyor, artık kimse doğal değil. Tam burunlar, tam dudaklar birbirine benziyor. Bir de şu an trend, çıkık elmacıklar. Herkesin elmacık bölgesi dolgulu. Ben beğenmiyorum o stil şeyleri. Natürellik taraftarıyım. Tamam burnun çok büyük ya da kemerliyse yaptır. Ama durduk yere estetik yaptırmanın anlamı yok.

◊ Sende hiç estetik yok mu?

– Hiç. Tamamen doğal. Bir tek botoksum var, o da hafif.

 OĞLUMA AFRİKALI ÇOCUKLARIN  RESİMLERİNİ GÖSTERİRDİM

Oğlunla aran nasıl?

– Dost gibi bir anneyim.

Bu otorite anlamında bir kasvet yaratmıyor mu?

– Yooo… Natürel ki anne olarak lafım geçiyor, beni dinliyor. Ama diyelim ki bir meseleyi olduğunda ya da derin mevzular konuşmamız gerektiğinde kesinlikle onun yaşına iniyorum. Ateş de olgunluk anlamında yaşının üstünde bir çocuk. Çok da zeki. Oturup rahat rahat dost gibi konuşuyoruz. İlişkimiz maşallah şu anda gayet hoş gidiyor.

Kaç yaşında?

– 12.

Ergenlik yarıyılı başlıyor, buna hazır mısın?

– Gülüyor Bakalım… Şimdilik zorlamıyor beni. Büyük meseleler yaşayacağımızı varsaymıyorum. Zira Ateş çok farkında her şeyin. Ona dünyayı toz pembe göstermedim. Belki insanlar bunu yanlış bulabilir ama mesela ona daha minik yaştayken, Afrika’da açlıktan can verme noktasına gelen çocukların resimlerini gösteriyordum. Zira hakikat yaşamın farkında olmasını istiyordum. Hayat her zaman hoş olmayabilir bizler için, o sebeple Ateş’in de her şeye hazır olması gerek. Aldığımız soluk için dahi şükretmeliyiz, oğlumu buna göre yetiştiriyorum. Şimdi bazı sosyal projelerde beraber yer alıyoruz hatta.

AJDA PEKKAN HARİKULADE BİR BAYAN 

Türkiye’de en çok hangi şanlının stilini seviyorsun?

– Tarz olarak sahnedeki adlar arasında en çok Ajda Pekkan’ı seviyorum. Yalnızca giysi ehemmiyetli değil.

Ne demek giysi ehemmiyetli değil?

– O natürel ki ehemmiyetli ama iyi taşımak bence daha da ehemmiyetli. O anlamda Ajda Pekkan harikulade bir bayan.

Seni yine ekranlarda görmeyecek miyiz?

– Kanallar uzun zamandır tarz programları yapmıyor. Bu bir beceriksizlik
ve bence zamanı geldi ekrana
dönmemin. Hoş bir moda projesi yapmayı düşünüyorum. Hoş bir de formatım var. Tamamen bana ait. Yaparsak hoş bir iş olur.

KOZMETİK İŞİNE ZENGİN OLMAK İÇİN GİRMEDİM

Bir de kozmetik markası oluşturdun sen arada… O fikir nereden çıktı?

– Makyaja çok meraklı olmamdan. Makyajımı hep kendim yaparım. Program yaptığım yarıyılda seyirciden de hangi mahsulleri kullandığım suali çok sık geliyordu. Zamanla böyle bir düşünce oluştu. Hoş, emin, üzerine adımı yazabileceğim nitelikte mahsuller hazırlayayım dedim.

Koleksiyonda hangi mahsuller var?

– Şu anda maskara ve dudak boyası var. Allahın İzniyle devamı gelecek, burada vazgeçmeyeceğim.

Yola çıkarken gayenin neydi?

– Beni hoşlanıp takip edenlere uygun maliyete nitelikli mahsuller sunabilmek. Bu projeyle kendimi zengin etmek istemedim başka bir deyişle.

BU ÜLKEYE ÂŞIĞIM

Türkiye ile eforlu bir bağın olduğunu söyleyebilir misin?

– Netlikle. Bu ülkeye âşığım, Türk toplumunu çok beğeniyorum. Öyle olmasaydı burada yaşamazdım zati. Bir dakika dahi durmazdım hatta. Bu toprakları çok mukaddes buluyorum. Ve buraya ait seziyorum kendimi.

Bu ülke de seni çok özümsedi.

– “Ivana, bizim kız” oldu gülüyor.

Tatillerini de burada geçiriyorsun değil mi?

– Natürel…

Ailen nerede?

– Sırbistan’da onlar, sık sık gidip geliyorlar ama.

Basmakalıpta yalnızsın burada başka bir deyişle…

– Öyle ama kendimi hiç yalnız sezmiyorum. Zira çok arkadaşım var burada.

En yakın arkadaşın kim?

– Hakan Akkaya. Melek o. Sanat camiasında çok arkadaşlık olmaz gerçeğinde ama biz Hakan’la kardeş gibiyiz. Uğurkan Erez’le de öyle.

 

Tags: Ivana Sert Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir