Dizilerde fabrikasyon çağı

Dizilerde fabrikasyon çağı

Mart 2, 2019 13 0 0

Tüm diziler aşağı yukarı aynı tutmuş formüllerden ekmek yiyor. Biz de aynı kıvamda ekmek gibi hikâyeleri tükettikçe şişiyoruz. Olan hem zekâ seviyemize, hem güzelim suratlı, yetenekli oyunculara, ellerine fırsat verilse kim bilir neler yapabilecek parlak senaristlere, yönetmenlere oluyor. Sektör ihracatta kaplan kesildi diye bayram etmeye halimiz kalmadı. Melodramın fast food zincirinde şiştik.

Bütün jönler neden hırt?

Sadece yakışıklılığıyla yetinmeyip kendini adım adım geliştiren jönlerin altın çağındayız. Bir Kuzey Tekinoğlu rüzgârı estiği doğru; bizim genç dramatik aktörlerimiz söz konusu yaralı serseri olunca kendilerini aşmayı iyi beceriyor. Ama Kıvanç Tatlıtuğ’un bile etkileyici yeteneğine rağmen sadece hırtlıkta seviye atladığını düşünürsek içine düştüğümüz kısırlığı anlamak daha kolay olur. Barış Arduç bir romantik komedi prensinden öfkeli delikanlıya dönüştü, Alperen Duymaz Bodrum sahillerinden varoşun acılı oğlanına terfi etti, Aras Bulut İynemli, Kubilay Aka, hatta Öner Erkan bile racon kesiyor. Serseriliğin seksice hakkından gelemeyen hoş çocuklara geçmiş olsun.

Çocuk arabeskinde son nokta

class=’cf’>

‘Anne’ ile zirveye tırmanan çocuk ajitasyonunda şirazenin kaçtığı noktaya geliyoruz. 8 yaşındaki Kuzgun’un böbreğini çalan adam için “Köpekleri seviyorsa insanları da seviyordur diye düşündüm” dediği sahne, Vartolu Saadettin’in mütemadiyen aç kalmalı, dayak yemeli, pis işlere sürülmeli kimsesiz çocukluğu, ‘Çarpışma’nın yetimhane hikâyeleri ve sürekli kaçırılan, kötü adamların elinde kıvranan minicik çocuklar. Bu yavrular üzerinden ağlatma sevdası kabak tadı vereli çok oldu.

Her dizi müziğini Toygar Işıklı mı yapıyor?

Hayır. Ama neredeyse evet. Işıklı’nın kendine has, çok tanıdık bir üslubu var. Çukur’da senfonik hazlarla dinlemeye müsait güzellikte zaman zaman. Ama her Ay Yapım dizisinde aynı yaylıların coşkusu, araya bir anonim türkü remix’i torna tezgâhı duygusunun zirvesi. Onun yapmadığı müzikler de yoğun etki altında aynı damardan veriyor coşkuyu.

Dayak ne zaman bu kadar popüler oldu?

En son yine ‘Kardeş Çocukları’nda gaddarca döven, hatta eziyetin bin türlüsünü yapan adam ve kurtarılmayı bekleyen kadınla karşılaştık. Bu ikilinin belli ki garip fanları var. ‘Sen Anlat Karadeniz’de parmak kırmanın aşırı reyting yaptığı günden beri tekme tokadın dozu da arttı. ‘Ama biz toplumun gerçeklerine…’ filan da epey riyakâr. Basbayağı yazarkasaya dönüştü kadına şiddet.

 

Tags: Ceren Şehirlioğlu, çukur, hürriyet cumartesi Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir