Bulutların üzerindeki kayıp kent: Machu Picchu

Bulutların üzerindeki kayıp kent: Machu Picchu

Kasım 28, 2018 86 0 0

Machu Picchu seyahatimizi tasarılarken bu kentteki ehemmiyetli noktalar dışında kente nasıl erişeceğimizi de bol bol inceledik. Kente erişebilmek için değişik seçenekler mevcut; 3- 4 günlük Salkantay ve Inka rotası gibi yürüyüş ve kamp ayrıntılı olan seçenekleri eleyerek dört yaşındaki oğlumuzla beraber trenle seyahat etmeyi seçim ettik. Bu arada minik bir ayrıntı, Machu Picchu’nun kendisi kadar ona giden yolları da hoş.

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

İnkalıların inşa ettiği ve 1900’lü senelere kadar And Dağları’na saklanıp kendisini kimselere göstermemiş bu kent, başlangıç noktası Cusco kenti olan Mukaddes Vadi içerisinde yer alıyor. 16 yy’da Cusco’yu ve bu bölgeyi işgal eden İspanyollar ağaçlar arasına saklanmış Machu Picchu’yu es geçmişler, kenti fark etmemişler. Kenti 1911 senesinde Hiram Bingham adlı Amerikan tarihçi keşfetmiş.

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

Machu Picchu’ya erişebilmek için çıktığımız yolun ilk durağı Cusco kentiydi. “Cusco neresi?” derseniz orası da bu seyahatin
bir öbür kendisine hayran vazgeçtiren kenti diye söyleyebiliriz özetle. Yalnız her hoşluğun bir yanılgıyı vardır; Cusco 3500 metrelere inşa edilmiş bir kent olduğu için, yüksek noktalarda nükseden ‘yüksek irtifa hastalığı’ tehlikeyi bizi bu kentle alakalı azıcık tedirgin etti. Bu nedenle uçağımız Cusco’ya indikten sonra irtifadan etkilenmemek için geceyi iki saat uzaklıkta ve daha pespaye konumda yer alan Ollantaytambo’da geçirmeye karar verdik. Dilersek trenle de erişebileceğimiz bu noktaya, mukaddes vadi havasını ciğerlerimize doldurabilmek, sanki bir tablo gibi olan manzaranın içinde gezebilmek için taşıtla gitmeyi seçim ettik. İlk gecemizi Ollantaytambo’da geçirdikten sonra ertesi gün yaşamımızın en sevinçli yolculuklarından birisini yapacağımızdan habersiz trenimize doğru yola koyulduk. Herkesin nasihati üzerine panaromik sırçalı treni seçim etmiştik, iyi ki de öyle yapmışız. Yol süresince bize eşlik eden Urubamba Nehri, And Dağları’nın doruğu karlı puslu noktaları, tabiatın binbir rengi, “Sana gelen yollar da çok hoşmuş Machu Picchu” dedirtti. Gidiş dönüş vasati 200 dolar olan biletlerimiz bu turun azami kalemi olsa da tren yolculuğumuz hoş hatıralarıyla her daim usumuzda kalacak. Trenimiz son durak Aguas Calientes’e vardığında Machu Picchu için son düzlüğe gelmiştik, geceyi buradaki otelimizde geçirecektik, olabildiğince erken içimiz pır pır ederken daldık uykuya.

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

class=’cf’>

Hem bu eşsiz manzaranın tadını çıkararak hem de kılavuzumuzu dinleyerek yavaş yavaş gezmeye başladığımızda görsel olarak etkilenmemizi destekleyen onlarca ayrıntı bildik. İşte Machu Picchu ile alakalı bazı ayrıntılar;

Kentin İnka’lı hükümdar Pachacutec Yupanqui tarafından 1450’lerde inşaa ettirildiği düşünülüyor. Nedeniyle alakalı değişik kuramlar var; kralın yazlık ve inziva yeri olması, özel ve kıymetli şahısların eğitim bölgesi olması gibi.

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

Bu bölge zelzele bölgesi olduğundan kent Ashlar denilen birbirine harikulade geçim sağlayan blok taşlarla kuruluyor. Her taşın birbirine uyacak biçimde işlenmesi vasati 3-4 ay sürüyor ve birbiri ile 2 puzzle parçası gibi geçim sağlayan taşların arasında hiç harç bulunmuyor. Bu sayede en şiddetli zelzele dalgalarında dahi muazzam bir uyumla salınan taşlar natürel afeti en az hasarla atlatıyor.

Kentin en ehemmiyetli üç yapısı Intı Watana Güneş Taşı, Güneş Tapınağı ve 3 Sırçalı Oda. Machu Picchu’da herşey Inka’lar için mukaddes olan Güneş odaklı inşaa edilmiş. Intı Watana güneş taşının sene içerisinde güneşin yörüngede kalmasını sağlayacağına inanılıyormuş. Bu taşın üzerine güneşin düşüşüne ve oluşan gölge uzunluklarına göre aylar, mevsimler tanımlanıyormuş. Inka’larda güneşin hem dini hem de astrolojik takvimi oluşturduğuna inanılıyor.

Kentte tarım yapabilmek için veranda sistemi geliştirilmiş. Mukaddes vadide bir çok noktada tesadüfebileceğiniz bu usul ile aşınma, heyelan ve su basmalarının önüne geçilebiliyormuş. Her tabakanın ısı derecesi değişik olduğundan mahsul spektrumu da fazla oluyormuş. Bu alanlarda güneş ışınlarından en iyi derecede yararlanılarak yetiştirilen, patates, elma, darı gibi mahsuller kentin daha soğuk olan Amazon dağları tarafından yer alan ambarlarda 20 seneye kadar saklanabiliyormuş.

Bulutların üzerindeki kayıp şehir: Machu Picchu

Kent tarım ve mesken alanları olarak ikiye ufalıyor ve kentin içerisinde konutlar, tapınaklar, mukaddes mekanlar bulunuyor. Değişik kapılardan girip çıkarak bu bölgede kayboldukça taşlar üzerindeki emekçilikler Machu Picchu’ya olan sempatimizi daha da çoğaldırdı. Konutların duvarları arasında oluşturulan küçük kapalı pencere gibi duran boşluklardan ses dalgalarının dağılması, konutun bir duvarından sevk edilen sesin öbür duvardan net biçimde dinlenmesi hepimizi oldukça etkiledi, özellikle de Efe’yi.

Kenti gezerken alakalımızı sürükleyen alanlardan birisi de Viracocha Tapınağı oldu. Su akışlarını tertip etmek için inşaa edilen ve değişik nedenlerle bitirilemeyen bu duvarın bir köşesindeki taşlar hizalanamıyor ve kesintisiz kayıyormuş. Aynı yarıyıla denk gelen kral münakaşaları, ispanyolların bu bölgedeki istilaları gibi hadiseler üzerine bu taşların kayması İnka milleti tarafından lanetlendikleri ve üzerlerindeki kısmetsizliğin gitmesi için bu kenti terk etmeleri gerektiği biçiminde açıklanmış. Bu vaka sonrasında eşsiz hoşluktaki kent yavaş yavaş terk edilmiş ve kentte neredeyse hiç aile kalmamış. İşte bu nedenle Hiram Bingham 1911 senesinde Machu Picchu’yu keşfettiğinde kentte yalnızca 1 aile varmış.

Bu hoş kentin terk ediliş nedeni azıcık içimizi burksa da yanımıza gelen ve Machu Picchu’da bol bol karşılaşabileceğiniz lamalar sevincimizi yerine getirdi. Sanırım turumuzun en hoş ayrıntıyı, gezimizde bize eşlik eden lamalardı. Efe bayıldı, biz tükürürler mi diye azıcık huzursuz olduk ama tatsız bir vaka yaşamadık, çok da sevimlilerdi itiraf etmek lazım.

Şimdilerde gündüzleri suratlarca turistin ve lamaların gece ise yalnızca pumaların konutu olan bu kent Unesco tarafından koruma altında. Kente gün içerisinde giriş yapabilecek birey rakamı kısıtlı zira kent yavaş yavaş toprağa batıyor. Kılavuzumuza göre 50 sene içerisinde kentin belli bölgelerinde çökmeler başlayabilir. İşte bu nedenle Machu Picchu ziyaret edilemeyen Dünya Şahaneleri arasına girmeden bir kere de siz keşfedin bu hoş kenti…

İndiğimiz her merdivende, dolaştığımız her konutta, tarlalarda, tapınaklarda onlarca bilgi bilerek saatlerimizi geçirdik Machu Picchu’da… Yaşamımızın en sevinçli tecrübelerinden birisini bir çok hoş hatırayla tamamladık. Kazançken geçtiğimiz virajlar dönerken içimizi burktu, vedalaşmak güçtü İnkaların inanılmaz kentiyle…

Tags: machu picchu, Machu Picchu antik kenti, machu picchu gezi yazısı, peru gezi rehberi, SeoHaber, Seyahat, Seyahat Haberi Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir