Artık yok olmuyor ama hâlâ alaka bekliyor

Artık yok olmuyor ama hâlâ alaka bekliyor

Kasım 25, 2018 32 0 0

Yaşı ileri olanlar bir zamanlar Şanlıurfa Birecik semalarında kelaynaklar uçtuğunda semanın kapandığını söyler. Tarlaların arasında gezerek haşereleri arındıklarını, bu surattan yörede bolluk ve yararın simgeyi kabul edildiklerini anlatırlar.
Ama sonra DDT sınan ilaç girdi yaşamlarına. Yabanda ne canlı varsa öldürdü. 1986’ya gelindiğinde kala kala beş çift kelaynak kalmıştı yeryüzünde.
İlk kıvılcımı, o zamanlar Ulusal Parklar’da misyonlu olan, aynı zamanda Türkiye tabiat koruma tarihinin köşe taşlarını oluşturan Tansu Gürpınar, kuş gözlemcisi Belkıs Balpınar Acar ve Alman kuş resimcisi Udo Hirsch yakar. Daha sonra memleketin bu alanda efsane müesseselerinden biri olacak Tabiatl Yaşamı Koruma Derneği’nin esasları da kelaynakları gözetmek için atılır.
İlerleyen senelerde koruma sancağını Tabiat Derneği alır ama ulusun, devletin ve öteki Sivil Toplum Kuruluşu’ların mücadeleleri de 20 sene aralıksız devam eder.
Daha yolumuz var
Bu çalışmalar artık meyvelerini vermeye başladı. Büyük badireler atlatan kelaynakların rakamı bugün 250’yi buldu. 15 yıldır kelaynakların korunması için çalışan Tabiat Derneği’nin Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç, “Bu galibiyet, hâlâ yüzleşmekte olduğumuz büyük tehditlere karşın uzun soluklu koruma programlarının, cinsleri yok olmaktan kurtarabileceğini gösteriyor” diyor.
Kılıç’a göre Ulusal Parklar teşkilatının Birecik’te 50 seneye yakındır devam eden projeleri, bu noktaya erişilmesindeki esas sebeplerden. Artık yok olma hududunda değiller ancak onlar için yapılması gerekenler de bitmiş değil.
Kılıç şöyle anlatıyor: “Kelaynakların jenerasyonu hali hazırda dünya ölçeğinde riskte ve Türkiye’de yapılması gerekenlerin sadece birinci evresi bitirildi. Başka Bir Deyişle yarı yabanıl popülasyonun ciddi bir biçimde çoğalması sağlandı. Gerçek gayretimiz, Türkiye’de daha öncekisi gibi sıhhatli üreyen, kendiliğindene sürekliliğini sağlayan ve göç eden bir kelaynak popülasyonunun oluşması.”

Bal gibi ormanlar
Türkiye’de bal ormanlarının rakamı 424’e erişti. Önümüzdeki sene de kurulmalarına devam edilecek. ‘5 bin köye 5 bin kazanç getirici orman’ projesiyle ise 4 bin köye meyve ormanı yapıldı. Sayı 2019’da 5 bine bitirilecek.

Artık yok olmuyor ama hâlâ ilgi bekliyor

Türkiye İstatistik Müesseseyi bilgilerine göre ülkemiz 21 milyon 500 bin hektar ormanlık alana sahip. Bu da toplam alanın yüzde 27.6’dene denk geliyor. Seyyaremizin ve insanlığın gidişi her ne kadar ormanların korunmasını güçleştirse de çözüme müteveccih gayretler de umut veriyor.
Orman varlığının korunmasını onlarla iç içe yaşayanların da varlığına bağlayan çalışmalar ehemmiyetli bir adım. ‘5 bin köye 5 bin kazanç getirici orman’ projesi bunlardan biri. Proje kapsamında 4 bin köyde 10 milyon fidan toprakla buluştu. Bu fidanlar ceviz, badem ve fıstık çamı gibi kazanç getirici ağaç cinslerinden oluşuyor. Önümüzdeki sene de 1000 köye meyveli ağaç ormanı yapılacak. Tam giderlerini devletin karşıladığı bu ormanlar, 49 seneliğine kurayla orman köylüsüne dağıtılacak.
Türkiye doğası için hayati ehemmiyette hoşluk taşıyan bir öteki proje de bugüne kadar 424 adet kurulan bal ormanları. Buna önümüzdeki senenin sonuna kadar 108 adet daha ilave edilmesi kastediliyor.
En az 20 hektarlık alanlardan oluşan bal ormanları akasya, akçaağaç, ıhlamur, kestane, ormangülü, okaliptüs, keçiboynuzu, demir ağacı, katalpa, sofora, kekik, filika, kocayemiş, kızılcık, dağ muşmulası, akdiken, ahlat, söğüt, yabanmersini, hayıt, hünnap gibi cinslerin bölgeye göre uygun karışımlarından oluşuyor.

Artık yok olmuyor ama hâlâ ilgi bekliyor

Orman Genel Müdürlüğü bu sene 250 milyon fidanın toprakla buluştuğunu, 2019’da da aynı rakamı hedeflediklerine söyledi. Öncelik
yanan orman alanlarında olacak.

Tags: doğa, Dünya Doğayı Koruma Birliği, Orman Genel Müdürlüğü Categories: Magazin
PAYLAŞ PAYLAŞ PIN EKLE PAYLAŞ PAYLAŞ PAYLAŞ
Related Posts
Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir